Belçika'nın Eupen kentinde geçtiğimiz pazar günü yaşanan ve bir ailenin hayatını karartan trajik olay, memleketi Mersin'de derin bir hüzünle karşılandı. Yaklaşık 15 yıldır Belçika'da yaşayan ve bir kablo fabrikasında işçi olarak çalışan 42 yaşındaki Halit Altun, çocukları Cebril, Yasin, Kamil ve Şehmuz ile birlikte vakit geçirmek için gittiği parkta girdiği tartışma sonucu polis tarafından vurularak hayatını kaybetti. Dört çocuk babası Altun'un cenazesi, Türkiye'ye getirilerek Mersin'in Toroslar ilçesindeki Akbelen Mezarlığı'nda gözyaşları arasında defnedildi. Cenaze töreninde Altun'un yakınları, yaşanan olayın şokunu ve derin acısını bir arada yaşarken, olayın perde arkasına dair ortaya atılan iddialar ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Çocuklar arasındaki tartışma nasıl büyüdü?
Olayın tanığı olan ve kardeşinin yaşadığı süreci anbean aktaran ağabey Mehmet Altun, trajedinin basit bir çocuk kavgasıyla başladığını belirtti. Mehmet Altun'un ifadelerine göre, kardeşi Halit Altun çocuklarını eğlendirmek amacıyla gittiği parkta, 20-25 kişilik Ukraynalı bir grupla karşılaştı. Çocuklar arasında başlayan gerginliği başlangıçta yatıştırmaya çalışan Halit Altun, karşı tarafın babasının dahil olmasıyla birlikte kendisini bir anda büyük bir arbedenin içinde buldu. Ağabey Altun, kardeşinin kalabalık bir grup tarafından darp edildiğini ve kendini korumak adına eline geçen bir cisimle gruptakilerden birini uzaklaştırmaya çalıştığını vurguladı. Tam bu noktada bölgeye intikal eden polis ekiplerinin, durumu kontrol altına almak yerine doğrudan ateş açtığı iddia edildi.
Polis müdahalesine yönelik ağır iddialar
Olayın ardından yaşananlar ise ailenin acısını daha da derinleştirdi. Ağabey Mehmet Altun, kardeşinin vurulduktan sonra dahi polis tarafından kelepçelendiğini ve ambulans gelene kadar geçen sürede müdahale edilmediğini öne sürdü. Kardeşinin olay yerinde hayatını kaybettiğini savunan Altun, polisin yaptığı kalp masajının sadece bir göz boyama olduğunu iddia etti. Ayrıca, Halit Altun hastanede yaşam mücadelesi verirken veya hayatını kaybetmişken, polis ekiplerinin Altun'un evine uzun namlulu silahlar ve köpeklerle baskın düzenlediğini belirtti. Aile, bu baskının kardeşlerinin üzerine suç yıkmak amacıyla delil arayışı olduğunu öne sürerek, olayın ırkçı bir motivasyonla gerçekleştiğini savundu.
Adalet arayışı ve ailenin feryadı
Yaşanan bu elim olay, sadece bir ailenin değil, gurbetçi vatandaşların da güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Çocuklarının gözü önünde babalarını kaybeden dört küçük çocuğun yaşadığı travma, ailenin en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Mersin'deki cenaze töreninde bir araya gelen akrabalar ve sevenleri, Halit Altun'un haksız yere hayatını kaybettiğini belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için yetkililerden destek beklediklerini ifade ettiler. Belçika makamlarının olayla ilgili yürüttüğü soruşturma süreci, ailenin iddiaları ve tanık beyanları ışığında yakından takip ediliyor. Halit Altun'un ani ölümü, geride gözü yaşlı bir eş ve babasız kalan dört çocuk bırakırken, ailenin adalet arayışı ise tüm hızıyla devam ediyor.