Denizli'nin eğitim ve zanaatkârlık dünyasında derin izler bırakan, 88 yaşındaki Hüseyin Kurucan, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Hem bir öğretmen hem de usta bir zanaatkâr olarak hayatını sürdüren Kurucan, ardında sadece yetiştirdiği ustaları değil, aynı zamanda günlük yaşamı kolaylaştıran özgün tasarımlarını da bıraktı. Uzun yıllar boyunca hem sınıflarda hem de atölyelerde bilgi aktaran Kurucan'ın vefatı, kentte büyük bir üzüntüyle karşılandı. 28 yıl boyunca öğretmenlik yaparak genç nesillerin yetişmesine katkı sağlayan Kurucan, emeklilik döneminde de üretmekten vazgeçmeyerek Eski Levazım bölgesindeki atölyesinde 41 yıl boyunca soğuk demir ustalığı yaptı.
Eğitimden atölyeye uzanan bir ömür
Kurucan'ın meslek hayatı, iki farklı disiplinin birleşimiyle şekillendi. Öğretmenlik yıllarında öğrencilerine rehberlik eden Kurucan, emekliliğinin ardından bu birikimini zanaatkârlıkla birleştirdi. Eski Levazım bölgesinde kurduğu atölyede, çırak ve kalfaların yetişmesi için büyük çaba sarf etti. Ustalık geleneğinin devam etmesi adına gençlere yol gösteren Kurucan, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda meslek ahlakı konusunda da önemli bir rol model oldu. Hayatının büyük bir kısmını eğitim ve üretimle geçiren Kurucan, her iki alanda da disiplinli ve yenilikçi yaklaşımıyla tanınıyordu.
Yenilikçi tasarımların mucidi
Hüseyin Kurucan'ı diğer zanaatkârlardan ayıran en önemli özellik, karşılaştığı sorunlara geliştirdiği pratik ve yaratıcı çözümlerdi. Denizli'de otomobil üstü çadırı ilk kez tasarlayıp üreten isim olarak kayıtlara geçen Kurucan, bu alandaki öncü kimliğiyle dikkat çekiyordu. Sadece bununla da sınırlı kalmayan usta, akıllı sehpa tasarımı ve otomatik kamelya gibi projeleriyle de adından sıkça söz ettirdi. Kendi fikirlerini somut ürünlere dönüştürme konusundaki yeteneği, onu kentteki üretken zanaatkârlar arasında özel bir konuma taşıdı. Kurucan, her yeni tasarımında hem geleneksel yöntemleri korumayı hem de modern ihtiyaçlara cevap vermeyi başardı.
Ahilik geleneğinin temsilcisi
Mesleğine duyduğu saygı ve ustalık geleneğine olan bağlılığı, Kurucan'a Yılın Ahisi unvanını kazandırdı. Ahilik kültürünün temel taşları olan meslek öğretme ve bilgi paylaşımı ilkelerini hayatı boyunca benimseyen Kurucan, yetiştirdiği onlarca çırak ve kalfa ile bu kültürü gelecek kuşaklara aktardı. 88 yaşında hayata veda eden Kurucan için Denizli'de düzenlenen cenaze töreninde, sevenleri ve yetiştirdiği ustalar onu yalnız bırakmadı. İkindi namazını müteakip Mezarlıkbaşı Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından İlbade Mezarlığı'nda toprağa verilen Kurucan, geride bıraktığı eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle hatırlanmaya devam edecek. Onun yaşamı, eğitim ve zanaatkârlığın birleştiği noktada üretmenin ve paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.