Malatya'da 6 Şubat depremlerinin yarattığı yıkımın ardından ortaya çıkan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran enkaz demirlerinin usulsüz şekilde elden çıkarılmasına ilişkin dava süreci Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, dönemin Malatya Vali Yardımcısı M.Ö. ve dönemin Malatya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) Müdürü S.D. hakkında müşterek olarak zincirleme zimmet suçlamasıyla dava açılmıştı. İlk duruşmada sanıklardan S.D. ve avukatı yer almazken, M.Ö. ve avukatı mahkeme salonunda hazır bulundu.
Kapalı duruşma talebi reddedildi
Duruşmanın başlangıcında, sanık M.Ö.'nün avukatı tarafından mahkeme heyetine sunulan dilekçe dikkat çekti. Avukat, müvekkilinin savunmasını yaparken devlet sırlarının ifşa edilebileceğini ve bu durumun kamuoyunda infiale yol açabileceğini iddia ederek duruşmanın kapalı yapılması talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, bu talebi oy birliğiyle reddederek yargılamanın açık bir şekilde devam etmesine karar verdi. Bu gelişmenin ardından SEGBİS sistemi üzerinden savunmasını yapan M.Ö., hakkındaki zimmet suçlamalarını kesin bir dille reddetti.
Kumpas iddiaları ve WhatsApp yazışmaları
Savunmasında oldukça çarpıcı iddialarda bulunan M.Ö., deprem sonrası enkaz bölgesinden demir hurdalarının izinsiz çıkarılmasıyla ilgili evraklarda imzasının bulunmasının bir kumpasın parçası olduğunu savundu. O dönemde iş yoğunluğunun çok fazla olduğunu belirten M.Ö., dönemin YİKOB Müdürü S.D.'nin kendisini hedef aldığını ve bu süreçte dönemin bir diğer Vali Yardımcısı A.B. ile iş birliği yaptığını öne sürdü. M.Ö., elindeki WhatsApp görüşmelerine ait fotoğrafları mahkemeye delil olarak sunarak, kendisine komplo kurulduğunu ve bu yolla YİKOB'taki görevinden uzaklaştırılmak istendiğini iddia etti. Kamuoyuna yansıyan ve demir hurdalarla ilgili talimat içerdiği iddia edilen yazışmaların ise aslında Bakırcılar Pazarı'ndaki enkaz kaldırma ve temel kazısı işini yapan firmaya, yapılan işin karşılığı olarak verilen demirlerle ilgili olduğunu savundu.
Güvenlik önlemleriyle kendini savundu
Kendisine yöneltilen suçlamaların mantıksız olduğunu vurgulayan M.Ö., enkaz döküm sahasında güvenlik önlemlerini bizzat kendisinin aldırdığını ve bölgeye kamera sistemleri kurdurduğunu ifade etti. Eğer art niyetli bir kişi olsaydı bu tür güvenlik önlemlerine ihtiyaç duymayacağını belirten sanık, bu adımlarının aslında görevini layıkıyla yapmaya çalıştığının bir kanıtı olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan diğer sanık S.D. ile tanık N.S.'nin bir sonraki celseye zorla getirilmesine hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında sunulan delillerin ve tanık ifadelerinin davanın seyrini nasıl değiştireceği merakla bekleniyor.