Havadis | Asayiş | Dilovası'ndaki 7 cana mal olan yangın davasında keşif sırasında gergin anlar: Ölenler mi suçlu?

Dilovası'ndaki 7 cana mal olan yangın davasında keşif sırasında gergin anlar: Ölenler mi suçlu?

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde yedi kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yürütülen davada, belediye binasında gerçekleştirilen keşif sırasında taraflar arasında sert tartışmalar yaşandı. Mahkeme heyetinin ruhsatlandırma süreçlerini incelediği sırada, sanık avukatlarının hayatını kaybedenlerin yakınlarına yönelik ifadeleri ortamı gerdi.

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde yedi kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yürütülen davada, belediye binasında gerçekleştirilen keşif sırasında taraflar arasında sert tartışmalar yaşandı. Mahkeme heyetinin ruhsatlandırma süreçlerini incelediği sırada, sanık avukatlarının hayatını kaybedenlerin yakınlarına yönelik ifadeleri ortamı gerdi.

Dilovası'ndaki 7 cana mal olan yangın davasında keşif sırasında gergin anlar: Ölenler mi suçlu?
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yürekleri yakan fabrika yangını sonrası başlatılan yargı sürecinde, mahkeme heyeti kritik bir adım atarak Dilovası Belediyesi’nde keşif gerçekleştirdi. Yedi kişinin yaşamını yitirdiği facianın ardından, belediyedeki ruhsatlandırma süreçlerinin nasıl işlediği ve dijital sistemin denetimi mahkeme tarafından mercek altına alındı. Hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatlarının da hazır bulunduğu keşif sırasında, belediye görevlilerine sistemin işleyişine dair detaylı sorular yöneltildi. Ancak bu teknik inceleme, adliye koridorlarından belediye binasına taşınan gergin bir atmosferle gölgelendi. Keşif işlemleri tamamlandıktan hemen sonra, ailelerin avukatları belediye binası önünde basın mensuplarına açıklama yapmaya hazırlandığı sırada, sanık avukatlarından birinin fabrikada çalıştırılan 15 yaşındaki çocuklarla ilgili sarf ettiği sözler, ortamın bir anda gerilmesine neden oldu. Aileler ve avukatları, bu ifadelere sert tepki göstererek sanık tarafıyla tartışmaya girdi.

Dijital sistem ve ruhsat süreçleri mercek altında

Mahkeme heyetinin belediyedeki Digikent uygulaması üzerinden yaptığı dijital keşif, ruhsatlandırma süreçlerindeki onay ve ret mekanizmalarını anlamayı hedefliyordu. Ailelerin avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, keşif sırasında belediyenin işleyişine dair sordukları soruların tatmin edici yanıtlar bulamadığını ifade etti. Kadaifçi, belediyeyi temsil eden kişilerin sistemin işleyişine dair yeterli bilgiye sahip olmadığını, soruların sürekli geçiştirildiğini ve sorumluluğun bir şekilde dağıtılmaya çalışıldığını savundu. Avukat Kadaifçi, belediye zabıtalarının ruhsat süreçlerinde neden 15 günlük süreler tanıdığına dair sordukları mantıklı soruların bile 'bilmiyorum' veya 'benim suçum yok' gibi kaçamak yanıtlarla karşılandığını belirtti. Bu durumun, adalet arayışındaki aileler için süreci daha da yıpratıcı hale getirdiğini vurgulayan Kadaifçi, kamu kurumlarının sorumluluktan kaçma çabasına karşı mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini dile getirdi.

Ölen zabıta memuru üzerinden sorumluluk kaydırma iddiası

Keşif sırasında dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise, sorumluluğun hayatını kaybeden bir zabıta memuruna yıkılmaya çalışıldığı iddiasıydı. Avukat Pınar Akbina Karaman, keşif sürecinin genel tablosunun, tüm kusurun artık hayatta olmayan bir kamu görevlisine atfedilerek diğer sorumluların gizlenmeye çalışıldığı bir kurgu üzerine kurulu olduğunu öne sürdü. Karaman, 'Sanki ruhsatı o vermiş, sanki imzalar yukarıdakiler tarafından değil de sadece o memur tarafından atılmış gibi bir hava yaratılıyor' diyerek, asıl yargılanması gerekenlerin en tepeden tırnağa tüm kamu görevlileri olması gerektiğini savundu. Ailelerin acısının, sanık vekillerinin provokatif söylemleriyle daha da derinleştirildiğini belirten Karaman, 'Neredeyse ölenler suçlanıyor' diyerek, Türkiye'deki benzer davaların temel sorununa dikkat çekti.

Adalet arayışında gerilen sinirler

Basın açıklaması sırasında yaşanan tartışma, aslında davanın özündeki derin çatışmayı da gün yüzüne çıkardı. Sanık avukatının, hayatını kaybedenlerin yakınlarına '15 yaşındaki çocuğunu niye çalıştırıyor?' şeklinde bir soru yöneltmesi, ailelerin ve avukatlarının büyük tepkisini çekti. Avukat Kadaifçi, bu durumu 'Sen ne hakla bunu söylüyorsun?' diyerek eleştirdi ve kamu kurumlarının sorumluluğunu sorgulayan ailelerin, söz alırken dahi susturulmaya çalışıldığını ifade etti. Dilovası'ndaki bu acı olayda, sadece fabrika sahiplerinin değil, ruhsatlandırma sürecinde ihmali bulunan tüm kamu kurumlarının ve yetkililerin sorumluluğunun ortaya çıkarılması için ailelerin başlattığı hukuk mücadelesi, keşif gününde yaşanan tüm gerginliklere rağmen devam ediyor. Mahkeme heyetinin, belediyedeki incelemelerden elde ettiği verileri nasıl değerlendireceği ve sorumluluk zincirini nasıl kuracağı, davanın ilerleyen aşamalarında netlik kazanacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız