Havadis | Asayiş | DNA testleri yüzde 99.98 dedi ama devlet tanımadı: 10 yaşındaki Ali hayalet çocuk oldu

DNA testleri yüzde 99.98 dedi ama devlet tanımadı: 10 yaşındaki Ali hayalet çocuk oldu

İstanbul'da yaşayan Mustafa Hezer, biyolojik babası olduğu DNA raporlarıyla kesinleşen oğlu Ali'ye kimlik çıkartabilmek için tam 9 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Okul kapılarından ve hastanelerden geri çevrilen küçük çocuk, bürokratik engeller nedeniyle adeta görünmez bir hayat sürüyor.

İstanbul'da yaşayan Mustafa Hezer, biyolojik babası olduğu DNA raporlarıyla kesinleşen oğlu Ali'ye kimlik çıkartabilmek için tam 9 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Okul kapılarından ve hastanelerden geri çevrilen küçük çocuk, bürokratik engeller nedeniyle adeta görünmez bir hayat sürüyor.

DNA testleri yüzde 99.98 dedi ama devlet tanımadı: 10 yaşındaki Ali hayalet çocuk oldu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul Bayrampaşa'da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, sinema filmlerini aratmayan bir dramın merkezinde yer alıyor. 2015 yılında Özbek asıllı Pırzoda Irgasheva ile dini nikahla hayatını birleştiren Hezer, 2016 yılında dünyaya gelen oğlu Ali'nin kimliğini çıkartmak için başladığı hukuk mücadelesinde dokuzuncu yılı geride bıraktı. Baba Hezer, oğlunun kendi kanından olduğunu iki ayrı DNA testiyle yüzde 99.98 oranında kanıtlamasına rağmen, resmi makamların çocuğu nüfus kayıtlarına almaması nedeniyle büyük bir çaresizlik yaşıyor.

Dokuz Yıllık Hukuk Mücadelesi ve DNA Çıkmazı

Mustafa Hezer'in iddiasına göre, 2016 yılında Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde dünyaya gelen oğlunun doğum raporu, baba hanesinin boş bırakılması gerektiği gerekçesiyle düzenlenemedi. O günden bu yana dört farklı mahkemeye başvuran Hezer, eşinin geçmişteki evliliğiyle ilgili bürokratik engellerin, oğlunun geleceğini kararttığını savunuyor. Mahkemelerin, çocuğun gerçek babasının tespiti için eşinin Özbekistan'daki eski kocasından da DNA örneği talep etmesi, süreci içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Hezer, eşinin eski eşinin Kazakistan'da bir trafik kazasında hayatını kaybettiğini ve mezarının Dubai'de bulunduğunu belirterek, bu durumun hukuki süreci yıllardır kilitlediğini ifade ediyor.

Eğitim ve Sağlık Hakkından Mahrum Bir Çocuk

Kimliksiz olduğu için ne devlet hastanelerinde tedavi görebilen ne de örgün eğitime dahil olabilen 10 yaşındaki Ali, yaşıtları okul sıralarında otururken evde beklemek zorunda kalıyor. Baba Mustafa Hezer, oğlunun hastalandığında doktora götüremediğini, okul kayıt dönemlerinde ise TC kimlik numarası olmadığı için kapıdan çevrildiğini anlatıyor. Eşi Pırzoda Irgasheva'nın 2024 yılının Eylül ayında oturum izninin bitmesi üzerine sınır dışı edilmesiyle birlikte, baba ve oğul arasındaki yaşam mücadelesi daha da zorlaştı. Hezer, elindeki tüm resmi evraklara, apostil belgelerine ve mahkeme kararlarına rağmen, sistemin çocuğu bir türlü tanıyamadığını dile getiriyor.

Bürokrasinin Çarkları Arasında Kaybolan Hayatlar

Yaşanan durumu Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz filminin gerçek hayattaki bir yansıması olarak nitelendiren Mustafa Hezer, her ay yaklaşık dört farklı mahkemeye gidip geldiğini ancak bir sonuç alamadığını belirtiyor. Özbekistan'da resmi nikah kıymış olmalarına rağmen Türkiye'deki nüfus kayıt sistemine dahil olamayan aile, pandemiden bu yana oturum izni başvurularının reddedilmesiyle de karşı karşıya kaldı. Baba Hezer, oğlunun bir hayalet gibi yaşamaması için yetkililerden acil bir çözüm bekliyor. Kendi ifadesiyle, çocuğunun babası olduğu mahkeme tarafından kanaat getirilmiş olmasına rağmen, ölen bir şahıstan DNA örneği istenmesi gibi imkansız şartların, 10 yaşındaki bir çocuğun temel insan haklarını elinden aldığını vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız