Erzurum'da 2 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen ve hukuk camiasını derinden sarsan bıçaklı saldırı olayının yargı süreci nihayete erdi. Avukat Taha Bağaçlı'nın kendi ofisinde maruz kaldığı saldırı sonrası başlayan hukuki mücadelede, mahkeme heyeti sanık Kemal Polat hakkında kararını açıkladı. Yaklaşık beş aydır devam eden yargılamanın sonunda sanık, kamu görevini yerine getirmesini engellemek ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından toplamda 7 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum edildi. Ancak mahkemenin bu ağır cezaya rağmen sanığın tahliyesine hükmetmesi, dava dosyasının istinafa taşınmasıyla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Saldırı anı ve sonrasında yaşananlar
Olay günü ofisinde bıçaklı bir şahsın hedefi olan Avukat Taha Bağaçlı, canını kurtarmak için büyük bir çaba sarf ederek İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne sığınmıştı. Saldırganın kendisini takip etmeye devam etmesi üzerine polis ekipleri hızla müdahale ederek şahsı yakalamıştı. İlk aşamada savcılık tarafından görevi başındaki memura görevini yaptırmamak suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen Kemal Polat, o dönemde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak olayın ardından sosyal medyaya yansıyan ve kamuoyunda infial yaratan kamera görüntüleri, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
Yeniden tutuklama ve yargılama süreci
Görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, şahıs hakkında yeniden yakalama kararı çıkardı. Yeniden gözaltına alınan Kemal Polat, bu kez tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme heyeti, sanığın eylemlerini görevi yaptırmamak için direnme, silahla tehdit ile cebir ve tehdit suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal kapsamında değerlendirerek tutuklanmasına karar vermişti. Cezaevine gönderilen sanık, yaklaşık beş ay süren yargılama boyunca tutuklu olarak yargılanmaya devam etti.
Karar sonrası şaşırtan tahliye
Erzurum Adliyesi'nde görülen davanın son duruşmasında mahkeme, sanık Kemal Polat'ın suçlu olduğuna hükmederek 7 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Hukuki süreçte sanığın cezalandırılması beklentisi karşılanmış olsa da, mahkemenin hükümle birlikte tahliye kararı vermesi dikkat çekti. Dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesiyle birlikte, saldırganın cezaevinden çıkışı sağlandı. Avukatlık mesleğine yönelik bu tür saldırıların toplumsal boyutu ve yargı kararlarının caydırıcılığı, bu kararın ardından hukuk çevrelerinde yeniden tartışılmaya başlandı.