Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 11 Eylül 2025 tarihinde yaşanan dehşet verici olay, yargı sürecinde kritik bir aşamaya ulaştı. Boşandığı eşi Hanım Biçer'i evine davet ettikten sonra eşarbıyla boğarak öldüren ve ardından yastıkla nefessiz bırakarak yaşamına son veren Hızır Çelik, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Olayın ardından yaklaşık 16 saat boyunca sessizliğini koruyan sanığın, eski eşinin kardeşini arayarak cinayeti itiraf etmesi ve sonrasında polise teslim olmasıyla ortaya çıkan vahşet, mahkeme salonunda bir kez daha tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Savcılık makamı, sunduğu esas hakkındaki mütalaasında sanığın eylemlerinin vahametine dikkat çekerek, herhangi bir haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğini vurguladı.
Güvenlik kameralarına yansıyan son anlar
Olayın perde arkasında yaşananlar, güvenlik kamerası kayıtlarıyla da belgelendi. Görüntülerde, Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in siteye birlikte giriş yaptıkları ve Biçer'in kapıyı açarak sanığı içeri aldığı net bir şekilde görülüyor. Ancak kısa süre sonra Hızır Çelik'in elinde bir poşetle evden tek başına ayrıldığı ve merdivenlerden inerken arkasına dönüp eve baktığı anlar, cinayetin soğukkanlılıkla işlendiğine dair şüpheleri güçlendirdi. İddianamede, sanığın cinayeti işledikten sonra maktulün cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştığı belirtildi. Bu nedenle Çelik hakkında sadece kasten öldürme değil, aynı zamanda kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık suçundan da ceza istenmesi dikkat çekti.
Aileden adalet çağrısı ve sanığın savunması
Duruşmada söz alan maktulün ağabeyleri Resul ve Recep Biçer, sanığın boşanma sürecinden beri kardeşlerini tehdit ettiğini ve cinayeti planlayarak işlediğini öne sürdü. Ağabey Recep Biçer, öldürmenin bile bir mertliği olması gerektiğini belirterek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Sanık Hızır Çelik ise savunmasında, karşı tarafın ailesinin kendisini ve çocuklarını tehdit ettiğini iddia ederek, planlı bir cinayet işlemediğini savundu. Ancak mahkeme heyeti ve müşteki avukatları, sanığın bu savunmasını duruşmayı uzatma çabası olarak nitelendirdi.
Haksız tahrik iddiasına sert yanıt
Duruşma sonrasında Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına açıklamalarda bulunan avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak için ortaya attığı iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kurt, her katilin benzer kurgularla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını ifade ederek, savcılığın mütalaasının yerinde olduğunu ve kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası beklediklerini vurguladı. Mahkeme heyeti, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, kamuoyu karar duruşmasında çıkacak sonucu bekliyor. Sanığın işlediği suçların ağırlığı ve savcılığın tutumu, bu davanın kadın cinayetleri konusunda emsal niteliğinde bir karar doğurabileceğini gösteriyor.