Eskişehir'in İstiklal Mahallesi Mustafa Kemal Atatürk Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda, gece saatlerinde yürekleri ağza getiren bir olay yaşandı. İkinci katta ikamet eden 66 yaşındaki F.S. isimli şahıs, mutfakta makarna pişirmek için ocağı yaktıktan kısa bir süre sonra alkolün de etkisiyle sızıp kaldı. Ocak üzerindeki tencerenin alev almasıyla birlikte daireden yoğun dumanlar yükselmeye başladı. Durumu fark eden çevre sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi.
Balkondan girerek müdahale ettiler
Olay yerine ulaşan ekipler, kapının açılmaması üzerine zaman kaybetmeden harekete geçti. İtfaiye ve polis ekipleri, balkondan içeri girerek yangına anında müdahale etti ve olası bir facianın önüne geçti. Yoğun duman altında uyumaya devam eden F.S., ekipler tarafından sarsılarak uyandırıldı ve güvenli bir şekilde dışarı çıkarıldı. Yaşanan bu tehlikeli anların ardından olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlatıldı.
Kurtarma operasyonunun ardından şaşırtan soru
Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk kontrolleri yapılan yaşlı adam, hastaneye gitmeyi ve tedavi görmeyi reddetti. Polis ekiplerine verdiği ifadede, arkadaşıyla yaşadığı bir tartışmanın ardından moral bozukluğuyla alkol aldığını ve yemek hazırlarken uyuyakaldığını anlatan F.S.'nin durumu iyiydi. Ancak asıl şaşırtıcı an, kurtarma operasyonu sonrasında yaşandı. Kendisini ölümün kıyısından çekip çıkaran polis ekiplerine dönen F.S., gayet sakin bir tavırla, Benim borcum ne kadar? diye sordu.
Olayın perde arkası aydınlandı
Ekiplerin profesyonel müdahalesi sayesinde evde maddi hasar oluşsa da can kaybı yaşanmaması büyük bir şans olarak değerlendirildi. F.S.'nin yaşadığı bu talihsiz olay, evde yalnız yaşayan bireylerin mutfak güvenliği konusunda ne kadar dikkatli olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Olay yerindeki ekipler, yaşlı adamın sağlık durumunun yerinde olduğunu teyit ettikten sonra bölgeden ayrıldı. F.S.'nin kurtarılma anındaki o ilginç sorusu ise, olay yerindeki görevliler arasında uzun süre konuşuldu.