Eskişehir'in İnönü ilçesinde 19 Mart tarihinde yaşanan ve bir ailenin dünyasını karartan olay, 15 yaşındaki Bünyamin Bozkurt'un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştı. İsmetpaşa Mahallesi'ndeki bir evde meydana gelen ve av tüfeğinin ateş almasıyla gerçekleşen bu elim hadise, yargı önüne taşındı. Olayın ardından başlatılan soruşturma neticesinde tutuklanan ve lise birinci sınıf öğrencisi olduğu öğrenilen 15 yaşındaki M.F.Y., çocuğa karşı kasten öldürme suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Yaklaşık altı aydır cezaevinde bulunan sanık, davanın ilk duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katılım sağladı. Duruşma salonunda ise maktulün acılı ailesi, taraf avukatları ve olaya tanıklık eden diğer çocuklar hazır bulundu.
Arkadaşının ölümüne neden olan sanıktan savunma
Mahkemede söz alan tutuklu sanık M.F.Y., yaşananların bir kaza olduğunu savunarak, Bünyamin Bozkurt ile aralarında hiçbir husumet bulunmadığını ve onu kasten hedef almadığını ifade etti. Olay günü arkadaşını soğuk hava nedeniyle eve davet ettiğini belirten M.F.Y., babasına ait tüfeği göstermek amacıyla yatağın altından çıkardığını anlattı. Tüfeğin kaç mermi aldığını merak eden arkadaşına göstermek için mermileri doldurduğunu, ardından boşalttığını ve namlunun cama doğru dönük olduğunu iddia etti. Silahı yaslamak için hamle yaptığı sırada aniden patlama yaşandığını belirten sanık, Bünyamin'in yaralandığını görünce büyük bir şok yaşadığını ve hemen annesine haber vererek yardım çağırdığını dile getirdi. Yemin ederek bilerek ateş etmediğini vurgulayan M.F.Y., en yakın arkadaşını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığını belirtti.
Tanıkların ifadeleri ve çelişkiler
Olay anında odada bulunan diğer çocuklar ise mahkemede tanık olarak dinlendi. İlk soruşturma aşamasında korku nedeniyle farklı ifadeler verdiğini belirten tanık A.D., M.F.Y.'nin tüfeği doğrulttuğu yönündeki önceki beyanını reddetti. A.D., olay anında tüfeğin yerde olduğunu ve M.F.Y.'nin şok içinde kaldığını ifade ederek, aralarında herhangi bir tartışma yaşanmadığını vurguladı. Bir diğer tanık B.T. ise M.F.Y.'nin tüfeği doldurup boşalttığını gördüğünü, ancak silahı arkadaşına doğrulttuğuna şahit olmadığını belirtti. B.T., silah sesi duyulduğunda M.F.Y.'nin hemen annesine koşarak yardım istediğini ve 112'yi aramaları için bağırdığını anlattı. Maktulün ailesi ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek, adaletin yerini bulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti.
Teknik raporlar ve mahkemenin kararı
Sanık avukatı Enes Aktaş, olayın kasten değil, kazaen meydana geldiğini savunarak, dosyaya giren uzmanlık raporuna dikkat çekti. Raporun, tüfeğin tetik çekilmeksizin düşme veya çarpma sonucu ateş alabileceğini ortaya koyduğunu belirten avukat, müvekkilinin olay sonrası sergilediği yardım çabasının da kastın olmadığını gösterdiğini savundu. Yargıtay içtihatlarına atıfta bulunarak olayın bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten savunma tarafı, sanığın tahliyesini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, tüm beyanları ve delilleri değerlendirerek sanık M.F.Y.'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerini reddeden mahkeme, duruşmayı 15 Ekim tarihine erteledi.