Fransa'da Katolik Kilisesi bünyesinde çocukluk dönemlerinde cinsel istismara maruz kalan binlerce kişi için yürütülen tazminat ve tanınma sürecinde önemli bir dönüm noktasına ulaşıldı. Bağımsız Ulusal Tanıma ve Tazminat Kurulu (INIRR), beş yıllık görev süresinin ardından hazırladığı kapsamlı bilançoyu kamuoyuyla paylaştı. Kurumun verilerine göre, kilise bünyesinde yaşanan travmatik olayların mağduru olan bin 969 kişi başvuruda bulundu. Bu başvuruların neticesinde mağdurlara toplamda 44 milyon euro tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildi. Kişi başına düşen tazminat miktarı ise vakanın niteliğine göre 60 bin euroya kadar ulaştı.
Sistemik istismarın acı bilançosu ve artan başvurular
Kurumun verileri, istismarın sadece münferit olaylardan ibaret olmadığını, sistemik bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne seriyor. İncelenen vakaların yüzde 52'sinde mağdurların en az bir kez tecavüze uğradığı, yüzde 46'sının ise cinsel saldırıya maruz kaldığı tespit edildi. Vakaların yarısından fazlasında istismarın 1 ila 5 yıl gibi uzun bir süre boyunca devam ettiği belirlendi. Başvuruların büyük çoğunluğunu bugün yaklaşık 60 yaşlarında olan erkekler oluştururken, 2025 yılında tazminat taleplerinde yüzde 35 oranında dikkat çekici bir artış yaşandı. Bu artışın, Katolik eğitim kurumlarında geçmişte gerçekleşen cinsel ve fiziksel şiddet vakalarının yeniden kamuoyu gündemine gelmesiyle doğrudan bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. INIRR Başkanı Marie Derain de Vaucresson, sürecin mağdurlar için psikolojik olarak son derece yıpratıcı olduğunu vurgulayarak, geçmişte yaşananların tekrar anlatılmasının travmaları tetikleyebildiğini belirtti. Bu zorlu süreçte mağdurlara özel danışmanlar eşlik ederek hem maddi tazminatın verilmesini hem de yaşadıklarının resmen tanınmasını sağlayan belgelerin teslim edilmesini organize ettiler.
Kalıcı çözüm arayışı ve yeni kurum dönemi
Beş yıllık görev süresi 31 Ağustos tarihinde dolan INIRR, yeni başvuru alımını durdurdu ancak mevcut dosyaların sonuçlandırılmasına devam ediyor. Kilise tarafından finanse edilmesine rağmen kararlarını tamamen bağımsız bir şekilde alan kurulun yerini, 1 Eylül itibarıyla Kilisede Cinsel Şiddet Mağdurlarına Destek Ulusal Bağımsız Kurumu (INIAVE) aldı. Kalıcı bir yapı olarak tasarlanan INIAVE, kilise bünyesindeki cinsel şiddet mağdurlarının tanınma ve onarım süreçlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Fransa'da bu sürecin fitili, 2021 yılında Jean-Marc Sauve başkanlığındaki Kilisede Cinsel İstismar Bağımsız Komisyonu (CIASE) tarafından yayımlanan sarsıcı raporla ateşlenmişti. 1950-2020 yılları arasını kapsayan bu rapor, yaklaşık 330 bin çocuğun rahipler veya kilise görevlileri tarafından istismar edildiğini ortaya koyarak toplumda büyük bir infial yaratmıştı.
Yeni suçlamalarla sarsılan güven ortamı
Kilise ve Katolik kurumlarındaki cinsel istismar tartışmaları, geçmişin izlerini süren raporların ötesinde, güncel suçlamalarla da tazeliğini koruyor. Ülkenin en saygın isimlerinden biri olarak kabul edilen ve yoksullarla dayanışma amacıyla Emmaüs hareketini kuran rahip Abbe Pierre hakkında 2024 yılından itibaren peş peşe cinsel saldırı ve taciz suçlamaları ortaya atıldı. 2007 yılında hayatını kaybeden rahibin, 16-17 yaşlarındaki genç kızlara yönelik taciz iddiaları, Fransa'da büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Benzer şekilde, Fransa'nın güneybatısındaki Notre-Dame de Bétharram Katolik okulunda onlarca yıl boyunca yaşandığı iddia edilen fiziksel ve cinsel şiddet vakaları da tartışmaların merkezinde yer alıyor. Haziran ayında yayımlanan bağımsız bir rapor, bu okulda şiddete maruz kalanların sayısının 700 ile bin 500 arasında olabileceğini öngörüyor. Tüm bu gelişmeler, Fransa'da kilise kurumunun geçmişiyle yüzleşme çabalarının ne kadar derin ve sancılı bir süreç olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.