Denizli'nin Pamukkale ilçesinde 24 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelen ve 32 yaşındaki Arzu Acunsöz'ün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trafik kazası, yargı sürecindeki kararla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Özel bir hastanede insan kaynakları uzmanı olarak çalışan genç kadının, karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada bir otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdiği olayda, mahkemenin sürücü hakkındaki tutuklama talebini reddetmesi vicdanları yaraladı. Olayın tüm detayları ve kaza tespit tutanağındaki bulgular, ailenin adalet arayışını daha da güçlendiriyor.
Kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı
Olay günü Siteler Mahallesi Doğan Demircioğlu Caddesi üzerinde yaşanan trajik kazanın detayları, bölgedeki güvenlik kameraları ve bir belediye otobüsünün iç kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, Arzu Acunsöz'ün karşıya geçmek amacıyla yolun orta refüjünde yaklaşık 5 saniye boyunca beklediği ve soldan gelen trafiği dikkatle kontrol ettiği açıkça görülüyor. Genç kadın, sağ şeritte seyreden belediye otobüsünün yanından geçmeye çalıştığı sırada, sol şeritte hızla ilerleyen otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Acunsöz, tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Tutanakta tam kusurlu bulundu
Trafik ekipleri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağı, kazanın oluşumuna dair çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. Tutanakta, 19 yaşındaki sürücü Y.Z.'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesinde yer alan şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmediği vurgulanarak, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirtildi. Daha da önemlisi, resmi tutanakta yaya Arzu Acunsöz'e herhangi bir kusur atfedilmediği net bir şekilde ifade edildi. Sürücü Y.Z. ise ifadesinde 40 km/saat hızla seyrettiğini, yayanın aniden yola çıktığını ve fren yapmasına rağmen kazayı önleyemediğini iddia etti. Sürücünün avukatları ise yaya geçidinin kullanılmadığını ve otobüsün duraklama noktasında durmadığını öne sürerek kusur dağılımına itiraz etti.
Mahkemenin kararı ailede şok etkisi yarattı
Cumhuriyet savcılığının taksirle öldürme suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ettiği Y.Z., 25 Ağustos 2026 tarihinde Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarıldı. Hakimlik, şüphelinin üzerine atılı suçla ilgili kuvvetli suç şüphesinin varlığını ve tutuklama sebeplerinin oluştuğunu kabul etmesine rağmen, tutuklama tedbirinden elde edilecek yararın adli kontrol hükümleriyle de sağlanabileceği gerekçesiyle şüpheliyi serbest bıraktı. Mahkeme, sürücü hakkında haftada bir gün imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi. Ailenin avukatı Tuğba Poyraz, kamera kayıtları ve polis tutanaklarıyla suçun sabit olduğu bir dosyada sanığın serbest bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, adaletin tecellisi için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Acılı aile, kızlarının kaybının ardından gelen bu kararın yaralarını daha da derinleştirdiğini dile getirerek yetkililerden destek bekliyor.