Bursa'nın Karacabey ilçesinde yaşanan ve 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan vahşi cinayet, sadece işleniş biçimiyle değil, sonrasında sosyal medyada ortaya çıkan akılalmaz bir tabloyla da gündeme oturdu. Genç kızın ölümüyle sonuçlanan olayın ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen 24 yaşındaki Mustafa B.'nin sosyal medya profili, adalet arayışının yerini tuhaf bir hayranlık gösterisine bıraktığı bir platforma dönüştü. Şüphelinin takipçi sayısının kısa süre içerisinde yaklaşık 15 kat artış göstermesi, dijital dünyadaki etik değerlerin nasıl bir erozyona uğradığını gözler önüne serdi.
Suçluya gösterilen tuhaf ilgi
Olayın perde arkasında, Gökçe Alkan ile erkek arkadaşı Mustafa B. arasında yaşanan bir ayrılık tartışmasının olduğu iddia ediliyor. İkilinin otomobille gittikleri ormanlık alanda başlayan gerginlik, Mustafa B.'nin genç kızın boğazını keserek hayatına son vermesiyle korkunç bir noktaya ulaştı. Kasten öldürme suçundan tutuklanan şüphelinin, işlediği cinayetin ağırlığına rağmen sosyal medyada bir fenomen gibi takipçi toplaması, toplumun vicdanını yaralayan bir başka boyut olarak öne çıktı. Özellikle kadın kullanıcıların, bir kadın katilini takip etme gerekçelerini yakışıklı olması veya tipinin iyi görünmesi gibi sığ nedenlere dayandırması, sosyal medyadaki şiddet algısının ne kadar çarpıklaştığını kanıtlar nitelikte.
Dijital dünyada suçun normalleşmesi
Sosyal medya platformlarında yöneltilen neden takip ediyorsun sorusuna verilen yakışıklı diye yanıtı, dijital çağın getirdiği en karanlık tablolardan biri olarak kayıtlara geçti. Bir tarafta 18 yaşında hayalleri elinden alınan Gökçe Alkan'ın yasını tutan bir aile ve toplum varken, diğer tarafta cinayet şüphelisinin fiziksel özelliklerini ön plana çıkararak onu yücelten bir kitle bulunuyor. Bu durum, suç ve şiddet olaylarının mağdurdan ziyade failin merkeze alındığı bir popüler kültür nesnesine dönüştüğünü gösteriyor. Uzmanlar, suçlunun bu şekilde ilgi odağı haline getirilmesinin, şiddeti meşrulaştıran ve suçun ağırlığını hafifleten tehlikeli bir toplumsal eğilim olduğunu vurguluyor.
Toplumsal vicdanın sınavı
Yaşanan bu durum, sosyal medyanın suç ve suçluyu özendirme konusundaki yıkıcı etkisini bir kez daha tartışmaya açtı. Gökçe Alkan'ın ailesi ve yakınları evlatlarının acısıyla sarsılırken, katil zanlısının sosyal medya hesabındaki takipçi artışı, dijital platformlardaki denetimsizliğin ve empati yoksunluğunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Şiddet olaylarının sosyal medyada bir tür magazin malzemesi haline getirilmesi, toplumsal değerlerin yozlaşması açısından ciddi bir uyarı sinyali veriyor. Kamuoyu, suçlunun dış görünüşü üzerinden yapılan bu değerlendirmelerin, adaletin yerini bulması sürecinde toplumsal hafızayı nasıl zedelediğini endişeyle izliyor.