Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne kıyılarında yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda yolcunun ise kaybolduğu deniz faciasından sağ kurtulmayı başaran 36 yaşındaki Serdar Çapan, memleketi Gaziantep'e dönerek ailesiyle bir araya geldi. İki çocuk babası Çapan, geminin su almaya başladığı ilk dakikalardan itibaren yaşanan kaosu ve mürettebatın süreci yönetmedeki yetersizliğini gözler önüne serdi. Olayın ardından yaşadığı şoku üzerinden atmaya çalışan Çapan, gemideki panik ortamının profesyonel bir yönlendirme eksikliği nedeniyle nasıl bir felakete dönüştüğünü detaylarıyla aktardı.
Koordinasyonsuzluk ve panik anları
Geminin hareketinden kısa bir süre sonra yaşanan sarsıntılarla birlikte yolcular arasında büyük bir korku dalgası yayıldı. Çapan, geminin sola doğru kavis alarak durduğu o kritik anlarda mürettebatın sergilediği tutumu eleştirerek, can botlarının çok erken indirilmesinin ve geminin mazotunun boşaltılmasının büyük bir hata olduğunu savundu. Üst katta bulunması sayesinde hayatta kalma şansı artan Çapan, alt katlarda mahsur kalan insanların çığlıklarının hala kulaklarında olduğunu belirterek, gemideki acil durum yönetiminin tamamen çöktüğünü ifade etti. Özellikle can botlarının gemiden çok uzaklaşmış olması, denize dökülen yolcuların botlara ulaşmasını imkansız hale getirdi.
Camları kıracak ekipman bile yoktu
Geminin batmaya başladığı dakikalarda içerideki insanların çıkış yollarını bulmakta yaşadığı zorlukları anlatan Çapan, acil durum kapılarının sıkışması ve camları kıracak bir çekicin dahi bulunmaması nedeniyle çaresiz kaldıklarını belirtti. Gemi iskeleye yanaşırken kullanılan bir demir parçası, çıkış kapısının tam açılmasını engelleyerek tahliyeyi imkansız kıldı. Çapan, kapının önünde bekleyen diğer yolcularla birlikte büyük bir mücadele verdiklerini, gemi dikleşmeye başladığında ise kapıyı tutmanın dahi bir güçlük haline geldiğini anlattı. O anlarda sadece kendi canını değil, çevresindeki insanları da kurtarmak için çabaladığını vurgulayan Çapan, camları kırmak için uygun bir ekipman bulamamanın yarattığı hayal kırıklığını dile getirdi.
Denizdeki cansız bedenler ve kurtuluş umudu
Felaketin boyutlarını gözler önüne seren en acı detaylardan biri, Çapan'ın suyun yüzeyine çıkan cansız bedenleri görmesi oldu. Yaklaşık 40 dakika boyunca suyla mücadele ettiklerini belirten Çapan, kurtarma ekiplerinin gemi enkazına yaklaşmasının, denize dökülen çok sayıda insan nedeniyle ilk etapta mümkün olmadığını ifade etti. Son ana kadar umudunu kaybetmeyen Çapan, baygın haldeki Azize isimli bir yolcuyu kurtararak ona ilk müdahaleyi yapmaya çalıştı. Eşi Büşra Çapan ise eşinden haber alamadığı saatlerin hayatının en zor anları olduğunu belirterek, yaşadıkları bu büyük şansın buruk bir sevinç yarattığını, diğer kayıplar için duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Çapan ailesi, bu felaketin ardından hayatta kalmanın getirdiği şükran duygusuyla birbirlerine sarılırken, gemideki diğer insanların yaşadığı acıların ağırlığını derinden hissettiklerini vurguladı.