İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türk futbol camiasında geniş yankı uyandıran Merkez Hakem Kurulu (MHK) soruşturması, dijital dünyanın karanlık dehlizlerinde yürütülen bir operasyonu gün yüzüne çıkardı. Soruşturma kapsamında ele geçirilen cihazlarda yapılan incelemeler, hakem atamaları, terfi süreçleri ve gözlemci belirleme gibi kritik kararların resmi kanallar yerine WhatsApp grupları üzerinden yürütüldüğünü kanıtladı. Bilirkişi raporlarına yansıyan yazışmalar, hakemlerin kariyerlerinin nasıl bir pazarlık konusu haline getirildiğini ve belirli isimlerin nasıl sistem dışına itilmeye çalışıldığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Dijital ortamda hakem tasfiyesi
Soruşturma dosyasında yer alan tespit raporlarına göre, şüpheliler arasında paylaşılan listeler, hakem dünyasındaki hiyerarşinin nasıl manipüle edildiğini gösteriyor. Özellikle Ferdi Karadoruk ile rehberde Emre Abi İhk olarak kayıtlı kişi arasında geçen diyaloglar, soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturuyor. İstanbul bölgesinde görev yapan 17 hakemin isminin yer aldığı bir listenin paylaşılmasının ardından, Karadoruk'un listeyi inceleyerek bazı isimlerin derhal çıkarılması yönünde talimat verdiği görülüyor. Yazışmalarda geçen ifadeler ise oldukça sert ve tehditkar bir üslup taşıyor. Karadoruk'un, Serkan Erekin isimli hakemin yaptığı bir paylaşımı gerekçe göstererek, Madem eğilmiyor kopar kafasını gitsin şeklinde bir mesaj göndermesi, sistemdeki baskı mekanizmasının boyutlarını gözler önüne seriyor. Aynı yazışmalarda, diğer hakemlerin de bu kişiyle bağlantılı olduğu iddia edilerek, Abdurrahman Duman, Bülent Sığır, Erdem Onur ve Davut Serhat gibi isimlerin maçları suistimal ettikleri öne sürülerek tasfiye edilmeleri gerektiği savunuluyor.
Terfi ve sınav süreçlerinde şaibeli müdahaleler
Soruşturmanın bir diğer çarpıcı boyutu ise hakem terfi ve sınav süreçlerine yönelik müdahaleler olarak öne çıkıyor. Klasmanlara Terfi Aday Çalışmamız başlığıyla paylaşılan listelerde, Bölgesel Amatör Lig'den üst klasmanlara kadar uzanan geniş bir yelpazedeki hakem ve gözlemci adaylarının isimleri yer alıyor. 14 Temmuz 2025 tarihli bir yazışmada, 10 kişilik bir gözlemci listesinin Başkanım hitabıyla gönderildiği ve isimlerin onaylanması durumunda projeyi anlatmak üzere adaylarla görüşüleceği belirtiliyor. Bu durum, hakemlik sistemindeki liyakat esasının yerini, belirli bir grubun onayına dayalı bir yapıya bıraktığı şüphesini güçlendiriyor. Ayrıca 21 Aralık 2024 tarihli yazışmalarda, hakem adaylarının lisans numaraları ve kişisel bilgilerinin paylaşıldığı, sınav öncesinde adayların yüksek puan alması için özel bir çaba sarf edildiği ve yazılı sınavlarda hangi konulara ağırlık verilmesi gerektiğine dair yönlendirmeler yapıldığı tespit edildi.
Kritik listeler ve yaş ortalaması tartışmaları
Dosyaya giren yazışmalarda, hakem adaylarını içeren iki ayrı liste üzerinde yapılan değerlendirmeler, sürecin ne kadar titizlikle takip edildiğini gösteriyor. Karadoruk'un, Bu gençlik davasına baş koymuş neferler olarak bunlardan biri de sensin, bu iki listeye de itirazın olacağını sanmıyorum şeklindeki ifadeleri, grubun kendi içindeki sadakat beklentisini yansıtıyor. Bu liste çok kritik abi mesajıyla vurgulanan listenin, Avrupa Yakası'ndaki hakemlerin yaş ortalamasıyla ilgili olduğu ve bu verilerin stratejik bir öneme sahip olduğu anlaşılıyor. Soruşturma kapsamında elde edilen bu WhatsApp yazışmaları, müşteki ve tanık beyanları, HTS kayıtları ve MASAK verileriyle birlikte bir bütün olarak değerlendiriliyor. Adli makamlar, bu dijital izlerin hakemlik sistemindeki usulsüzlüklerin ve haksız rekabetin somut delilleri olduğunu belirterek, soruşturmayı derinleştirerek sürdürüyor. Hakem camiasındaki bu dijital operasyon, sporun adil yönetilmesi ilkesinin nasıl zedelendiğini ve perde arkasında dönen oyunların ne kadar organize bir şekilde yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.