Türkiye genelinde devlet destekli projelerden yararlanmak isteyen yatırımcılar, son dönemde organize bir dolandırıcılık şebekesinin hedefi haline geldi. Özellikle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ile Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan vatandaşlara ulaşan Diriliş Spor Yapı İnşaat Limited Şirketi, güven verici bir profil çizerek inşaat işlerini üstlenme vaadinde bulundu. Ancak bu ticari ortaklık teklifleri, yatırımcılar için büyük bir mali yıkımın başlangıcı oldu. Şirket yetkililerinin, siyasi figürlerle çekilmiş fotoğraflar ve profesyonel ofis ortamları kullanarak mağdurların güvenini kazandığı, bu sayede şüphe uyandırmadan büyük miktarlarda nakit, çek ve senet tahsilatı yaptığı belirlendi.
İnşaatın yüzde 15'i bitti, milyonlar buharlaştı
Sistematik bir şekilde işleyen dolandırıcılık yönteminde, şirket yetkilileri projelerin yalnızca yüzde 10 ile 15 arasındaki küçük bir kısmını tamamlayarak sahada çalışma yapıldığı izlenimini oluşturdu. İşin geri kalan kısmını tamamlama sözüyle yatırımcılardan ödemelerin tamamını peşin veya vadeli evraklarla alan şüpheliler, tahsilatın ardından hızla ortadan kayboldu. Erzurum'da yaşayan Abdülbaki Beyoğlu, yaşadığı mağduriyeti dile getirerek, kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ve yaklaşık 15 milyon liralık bir kaybının olduğunu belirtti. Beyoğlu, şüphelilerin sadece inşaat işlerini yarım bırakmakla kalmayıp, bazı durumlarda araçlardan çek ve senetleri çalarak hırsızlık suçuna da karıştıklarını ifade etti.
Türkiye genelinde yayılan organize bir ağ
Erzurum ile sınırlı kalmayan bu vurgun zincirinin; Kütahya, Diyarbakır, Mardin, Elazığ, Ankara ve Sinop gibi pek çok farklı ilde benzer mağduriyetlere yol açtığı tespit edildi. Mağdurların birbirine ulaşmasıyla ortaya çıkan tablo, olayın münferit bir ticari anlaşmazlık değil, organize bir suç örgütü faaliyeti olduğunu gözler önüne serdi. Karabük merkezli yürütülen soruşturma kapsamında bazı adreslere baskın düzenlenerek çeklere el konulsa da, birçok evrakın hala kayıp olduğu ve şüphelilerin ikiz çek yöntemiyle farklı kişileri de mağdur etmeye devam ettiği iddia ediliyor. Hukuki süreci yürüten avukatlar, şüphelilerin daha önce de benzer suçlardan hüküm giydiklerini ve ticari faaliyet maskesi altında nitelikli dolandırıcılık yaptıklarını vurguluyor.
Adalet önünde hesap verme süreci başladı
Mağdur Abdülbaki Beyoğlu, şüphelilerin Yüksel Eroğlu, oğlu Hamza Eroğlu ve muhasebe işlerini yürüten Kezban Toprakçeken gibi isimler etrafında şekillenen bir yapı olduğunu iddia ederek, adaletin tecelli etmesini beklediklerini belirtti. Erzurum Barosu avukatlarından Ahmet Topcu, şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 157 ve 158. maddeleri uyarınca dolandırıcılık, ayrıca 220. madde kapsamında örgütlü suç işlemekten suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Yargı sürecinin titizlikle devam ettiğini belirten avukatlar, mağduriyetlerin giderilmesi için tüm yasal yolların sonuna kadar kullanılacağını ifade ediyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen şikayetler, bu şebekenin uzun süredir devam eden faaliyetlerinin boyutunu her geçen gün daha da netleştiriyor.