Bolu Belediyesi iştiraki BOL TUR AŞ bünyesinde yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran ihale yolsuzluğu, zimmet ve rüşvet iddialarına ilişkin hazırlanan dava dosyası, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Toplam 14 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, özellikle Ramazan kolilerinin teslimat sürecindeki usulsüzlükler ve sanıkların üzerindeki baskı mekanizmaları dikkat çekici detaylarla gün yüzüne çıktı. MASAK raporlarına yansıyan milyonluk para trafiğinin gölgesinde gerçekleşen duruşmada, tutuklu sanıklar BOL TUR AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Bolu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Özgür Nihat Yıldız ile Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal hazır bulundu. Duruşmanın ilerleyen saatlerinde ise tutuksuz yargılanan diğer sanıklar, haklarındaki suçlamalara karşı savunmalarını sundu.
İşten atılma korkusuyla gerçeğe aykırı tutanak
Davanın en çarpıcı itiraflarından biri, Mal Alım Komisyonu Üyesi ve Gerçekleştirme Görevlisi H.K. tarafından yapıldı. Ramazan kolilerinin eksik teslim edildiği yönündeki iddiaları doğrulayan H.K., kendisine teslim edilen koli sayısının 12 bin civarında olduğunu ancak Özgür Nihat Yıldız'ın talimatıyla 15 bin adet koli teslim alınmış gibi tutanak tutmak zorunda kaldığını belirtti. H.K., savunmasında yaşadığı çaresizliği şu sözlerle ifade etti: Özgür Bey bana 15 bin adet koliyi teslim aldığına dair tutanak tutmamı söyledi. Ben 15 bin koli olduğunu görmedim. İşimden atılma korkusuyla imzayı attım. Koliler peyderpey ve çok hızlı bir şekilde farklı birimlere ulaştırıldı, ancak toplamda 15 bin rakamına hiçbir zaman ulaşılmadı. Durumu fark ettiğinde ilgili kişilere bildirdiğini savunan H.K., baskı altında hareket ettiğini vurguladı.
Evrakları görmeden imzalayan komisyon üyeleri
Usulsüzlük iddialarının merkezindeki bir diğer isim olan Mal Alım Kabul Komisyon Üyesi V.Y. ise savunmasında sorumluluğu üzerinden atmaya çalışarak, evrakların kendisine hazır bir şekilde getirildiğini iddia etti. V.Y., B.M. isimli şahsın kendisine sürekli evrakları getirdiğini ve 'Abla imzan var' diyerek imza attırdığını belirtti. Kolilerin teslimat sürecine dair hiçbir bilgisi olmadığını savunan V.Y., kolileri fiziksel olarak görmediğini ve eksik olup olmadıklarını bilmediğini ifade etti. Bu durum, komisyonun denetim mekanizmasının nasıl devre dışı bırakıldığını gözler önüne serdi. Öte yandan, ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla yargılanan yerel firma yetkilisi F.K. de benzer bir savunma yaparak, fiyat araştırması adı altında kendisine getirilen evrakların zaten dolu olduğunu ve fiyatların önceden belirlendiğini öne sürdü. F.K., fiyatların ideal olduğunu düşündüğü için içeriği detaylı incelemediğini iddia etti.
İddianamede istenen ağır hapis cezaları
Mahkeme heyeti tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklar için talep edilen cezalar, suçun boyutunun ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Tutuklu sanık Özgür Nihat Yıldız hakkında rüşvet, zincirleme şekilde zimmet, ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından toplamda onlarca yıla varan hapis cezaları isteniyor. Mustafa Altındal için de benzer şekilde zincirleme suçlardan ağır hapis cezaları talep ediliyor. Diğer sanıklar hakkında ise ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Özellikle İ.Ç. isimli sanık için istenen cezalar, zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarının zincirleme şekilde işlendiği iddiasıyla oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması ve delillerin değerlendirilmesiyle devam edecek.