İstanbul'da yaşayan Ayşen ve Pınar Erturan kardeşler, kanser tedavisi gören babalarının sağlık durumunu iyileştirmek ve daha uygun şartlarda bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla aylardır süren bir ev arayışına girmişlerdi. Bu zorlu süreçte, Şişli bölgesinde faaliyet gösteren T.G. isimli bir emlakçı ile yolları kesişti. Emlakçı, kardeşlere aradıkları kriterlere tam olarak uyan bir daire bulduğunu iddia ederek onları güven verici bir tavırla karşıladı. Kardeşler, babalarının tedavi süreci nedeniyle yaşadıkları zaman baskısı ve evin şartlarının uygunluğu karşısında, yasal prosedürlerin bir parçası olarak gördükleri 21 bin liralık kaporayı emlakçının şahsi hesabına gönderdiler. Ancak bu ödeme, kardeşlerin yaşadığı uzun ve yıpratıcı mağduriyet sürecinin sadece başlangıcı oldu.
Güven veren yeminler ve ardından gelen sessizlik
Ödemenin yapılmasının ardından süreç, emlakçının beklenmedik bir açıklamasıyla tamamen değişti. Emlakçı, ev sahibinin evi kiralamaktan vazgeçtiğini öne sürerek kardeşleri bilgilendirdi. Kaporalarını geri talep eden Ayşen ve Pınar Erturan, bu noktadan sonra emlakçının sistematik bir oyalama taktiğiyle karşı karşıya kaldıklarını belirttiler. Ayşen Erturan, yaşadıkları süreci şu sözlerle aktardı: 16 Ağustos tarihinde evi gördükten sonra çok çetin bir pazarlıkla kirayı istediğimiz seviyeye çektik. Ev sahibi adına hareket ettiğini söyleyen emlakçıya, kira kaporası açıklamasıyla parayı gönderdik. Ancak 28 Ağustos'a kadar sürekli olarak ev sahibinin geleceği bahanesiyle oyalandık. Sonunda ev sahibinin vazgeçtiğini söylediğinde, paramızı geri istediğimizde ise bize ödeme yapacağına dair yeminler etmeye başladı. Hatta ölmüş çocuğunun üzerine yemin ederek parayı iade edeceğini söyledi ancak her aradığımızda farklı bahanelerle bizi geçiştirdi.
Savcılık kapısında biten umut dolu arayış
Pınar Erturan ise emlakçının kendilerine güven vermek için benzer bir hastalık sürecini kendisinin de yaşadığını anlattığını ve bu şekilde duygusal bir bağ kurarak onları ikna ettiğini ifade etti. Ev sahipleriyle hiçbir şekilde doğrudan görüşemediklerini, tüm iletişimin emlakçı üzerinden yürüdüğünü belirten Pınar Erturan, yaşadıkları maddi ve manevi zararın boyutunun çok büyük olduğunu vurguladı. Emlakçının, hasta olduğunu veya ilaca para harcadığını söyleyerek sürekli olarak ödemeyi ertelediğini belirten kardeşler, artık bu şahsa ulaşamadıklarını dile getirdiler. Yeni bir ev tutmak için artık kime güveneceklerini bilemediklerini belirten kardeşler, yaşadıkları bu talihsiz deneyimin kendilerini hem maddi olarak zorladığını hem de psikolojik olarak yıprattığını ifade ettiler.
Hukuki süreç başlatıldı
Yaşanan bu olayların ardından Ayşen ve Pınar Erturan kardeşler, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne giderek emlakçı T.G. hakkında suç duyurusunda bulundular. Kendi yaşadıkları mağduriyetin başka insanların başına gelmemesi için hukuki yollara başvurduklarını belirten kardeşler, zararlarının bir an önce karşılanmasını bekliyor. Emlakçının, ev sahiplerini temsil ettiği iddiasıyla yürüttüğü bu süreçte, hem ev sahiplerini hem de kiracı adaylarını zor durumda bıraktığı iddia ediliyor. Kardeşler, savcılığa sundukları dilekçede, emlakçının kendilerini dolandırdığını ve paralarını iade etmeyerek haksız kazanç elde ettiğini belirterek, adaletin yerini bulmasını talep ettiler. Şu an için hem babalarının tedavisiyle ilgilenen hem de hukuki süreci takip eden kardeşler, yaşadıkları bu olayın bir an önce sonuçlanmasını umut ediyor.