Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne kıyılarında meydana gelen ve yürekleri ağza getiren feribot faciasından sağ kurtulmayı başaran Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, memleketleri Adana'ya geri döndü. Çukurova Havalimanı'nda AFAD ekipleri tarafından karşılanan gençler, ailelerine kavuşmanın sevincini yaşarken, yaşadıkları travmanın etkilerini hala üzerlerinden atamadıklarını belirttiler. Özellikle Kozan ilçesindeki evine dönen Sudenaz Sönmez'i karşılayan ailesi, dört gündür süren endişeli bekleyişin ardından büyük bir mutluluk yaşadı. Ablası Gamze Sönmez, kardeşine kavuşmanın tarifsiz bir duygu olduğunu ifade ederken, aileler yaşanan ihmaller zincirine karşı tepkilerini dile getirdi.
Kaptanın vurdumduymazlığı ve geminin batış anı
Gençlerin anlattıkları, facianın boyutlarını ve ihmalin büyüklüğünü gözler önüne serdi. Sudenaz Sönmez, gemideki tehlikeli durumu fark ettiklerinde kaptanı uyardıklarını ancak kendilerine sakin olmaları gerektiğinin söylendiğini belirtti. Sönmez, gemi batmaya başladığında ise ilk terk eden kişinin kaptan olduğunu iddia ederek, hiçbir mürettebatın yardım etmediğini, yolcuların birbirlerine el ele tutunarak hayatta kalmaya çalıştıklarını anlattı. Burak Can Keskin ise gemiye bindiklerinde zeminin ıslak olduğunu fark ettiklerini ve kaptanın yıllardır bu işi yaptığına dair verdiği güvencenin hiçbir anlam ifade etmediğini vurguladı. Keskin, geminin batış anında camları kırarak dışarı çıkabildiklerini, dalgaların arasında herkesin kendi canının derdine düştüğünü ifade etti.
Ölümle burun buruna gelenlerin kahramanlık hikayesi
Facianın yaşandığı anlarda sadece kendi hayatlarını değil, başkalarının hayatlarını da kurtarmak için büyük bir mücadele veren Burak Arif Kaya, yaşadıklarını bir kahramanlık öyküsü gibi aktardı. Gemiye ilk bindiklerinde su sızıntısı olduğunu fark ettiğini ve kaptana sorduğunda aldığı cevabın oldukça umursamaz olduğunu belirten Kaya, geminin kısa süre sonra suyla dolmaya başladığını anlattı. Kapıların kilitli olduğu bir ortamda, 8 aylık hamile bir kadını pencereden ayaklarından tutarak çıkardığını söyleyen Kaya, koluyla camları kırarak toplamda yedi kişiyi ölümden kurtardığını ifade etti. Mazotlu suyun yarattığı kaygan zeminde çocukları ve yaşlıları kurtarmak için büyük çaba sarf eden genç, o anlarda sadece kendi ailesini düşündüğünü belirtti.
Ailelerin feryadı ve adalet arayışı
Gençlerin aileleri ise o korkunç saatlerde yaşadıkları çaresizliği dile getirdi. Burak Can Keskin'in annesi Gülfidan Keskin, oğlunun kendisine telefon açarak helallik istediği anların hayatının en acı anı olduğunu söyledi. Oğlunun sesini duyduğunda dünyasının yıkıldığını belirten anne, ihmali olan kaptanların da aynı acıyı tatmasını dilediğini ifade etti. Baba Cem Keskin ise oğlunun gemi batarken yaptığı telefon görüşmesinde durumu şaka sandığını ancak gerçeği anladığında yaşadığı dehşeti anlattı. Gençler, şu an için hayatta olmanın şükrünü yaşarken, bir yandan da kayıpların bulunması ve hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirttiler. Cumhurbaşkanı, AFAD ve yerel yönetimlerin desteklerine teşekkür eden gençler, yaşadıkları bu büyük felaketin sorumlularının hesap vermesini bekliyor.