Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde yaşanan ve iki kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kanlı hesaplaşmanın ardından mahkeme süreci nihayete erdi. 3 Temmuz 2025 tarihinde Kayacık Mahallesi 220. Cadde üzerinde meydana gelen olayda, 76 yaşındaki İzzet Kalyon, daha önce otomobilini sattığı ancak parasını tahsil edemediği Aykut Canımoğlu ve babası Mehmet Canımoğlu ile sokak ortasında karşı karşıya gelmişti. Yaşanan tartışmanın ardından silahına sarılan Kalyon, baba ve oğlunu vurarak öldürmüştü. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde mahkeme heyeti, sanığın sağlık durumunu ve işlediği suçun niteliğini göz önünde bulundurarak dikkat çekici bir karara imza attı.
Tartışmanın kökeni ve olay anı
Olayın geçmişi, sanık İzzet Kalyon'un yaklaşık 10 ay önce gerçekleştirdiği bir otomobil satışına dayanıyor. İddiaya göre, 1 milyon 600 bin lira değerindeki aracını Canımoğlu ailesine satan Kalyon, aradan geçen süreye rağmen parasını alamayınca hukuki yollara başvurmuştu. Olay günü karşılaştığı baba ve oğluna, açılan davaya neden katılmadıklarını ve ödemeyi ne zaman yapacaklarını soran Kalyon, aldığı yanıtlar üzerine gerilimin tırmandığını savundu. Tartışma sırasında hakarete uğradığını ve can güvenliğinin tehlikede olduğunu hissettiğini öne süren sanık, yanında taşıdığı tabancayla baba ve oğluna ateş açtı.
Mahkeme heyetinden haksız tahrik indirimi
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü celsesinde, sanık Kalyon'un savunması dinlendi. Öldürme kastıyla hareket etmediğini, sadece kendini korumaya çalıştığını iddia eden Kalyon, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi. Mahkeme heyeti, sanığı her iki maktule yönelik eylemi nedeniyle haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ardından sanığın duruşmalardaki tutumu ve iyi hali göz önüne alınarak bu cezalar 12 yıl 6'şar aya indirildi. Ayrıca 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesiyle birlikte, toplam ceza süresi 27 yıl 6 ay olarak belirlendi.
Kanser tedavisi nedeniyle tahliye kararı
Davanın en çok tartışılan yönü ise sanığın cezaevi şartlarında kalıp kalamayacağı konusu oldu. Mevcut kanser hastalığı nedeniyle cezaevi koşullarının uygun olmadığına hükmeden mahkeme heyeti, sanığın tutuklanmasına yer olmadığına karar verdi. Daha önce ilk celse sonrası mayıs ayında tahliye edilen Kalyon'un, hükümle birlikte cezaevine girmemesine, bunun yerine yurt dışına çıkış yasağı ve diğer adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildi. Bu karar, yargı sürecinin en dikkat çekici noktası olarak kayıtlara geçti.