Havadis | Asayiş | Kozinoğlu'nu demir parmaklıklar ardına gönderen o imza: Zekeriya Öz'ün 2011 tarihli sevk yazısı gün yüzüne çıktı

Kozinoğlu'nu demir parmaklıklar ardına gönderen o imza: Zekeriya Öz'ün 2011 tarihli sevk yazısı gün yüzüne çıktı

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında tutuklanmasına giden süreçte, dönemin savcısı Zekeriya Öz tarafından hazırlanan resmi sevk belgesi ilk kez ortaya konuldu. Söz konusu belgede yer alan ağır suçlamalar ve ardından gelen hukuki süreç, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran olayların perde arkasını yeniden gündeme taşıdı.

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında tutuklanmasına giden süreçte, dönemin savcısı Zekeriya Öz tarafından hazırlanan resmi sevk belgesi ilk kez ortaya konuldu. Söz konusu belgede yer alan ağır suçlamalar ve ardından gelen hukuki süreç, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran olayların perde arkasını yeniden gündeme taşıdı.

Kozinoğlu'nu demir parmaklıklar ardına gönderen o imza: Zekeriya Öz'ün 2011 tarihli sevk yazısı gün yüzüne çıktı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin yakın siyasi ve hukuki tarihinin en çok tartışılan isimlerinden biri olan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun tutuklanma sürecine dair yeni bir belge gün yüzüne çıktı. 10 Mart 2011 tarihini taşıyan ve dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından bizzat imzalanan sevk yazısı, o dönemde yürütülen soruşturmaların arka planına dair önemli bir detayı gözler önüne serdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan bu resmi evrakta, Kozinoğlu'nun İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliğine sevk edilmesi talep ediliyordu.

Tutuklamaya giden hukuki gerekçeler

Belgede yer alan ifadeler, Kaşif Kozinoğlu'na yöneltilen suçlamaların ciddiyetini ortaya koyuyordu. Savcı Zekeriya Öz, hazırladığı yazıda Kozinoğlu'nun silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasının yanı sıra devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme amacı dışında kullanma, hile ile alma ve çalma gibi ağır ithamlarla karşı karşıya bırakıldığını belirtiyordu. Suçun vasfı, mahiyeti ve mevcut delil durumu gibi unsurların yanı sıra, öngörülen cezanın üst haddi de tutuklama talebinin temel gerekçeleri arasında sıralanmıştı. Bu talep, o dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran yargı süreçlerinin en kritik aşamalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Savcı Öz'ün meslekten ihracı ve firari süreci

Kozinoğlu'nun tutuklanmasında imzası bulunan Zekeriya Öz'ün kendi kariyeri ise ilerleyen yıllarda bambaşka bir yöne evrildi. Ergenekon ve 17-25 Aralık gibi Türkiye'nin gündemini uzun süre meşgul eden soruşturmalarda başrol oynayan Öz, FETÖ/PDY yapılanmasıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle mercek altına alındı. Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2015 yılında meslekten ihraç edilen Öz hakkında, 17 Aralık soruşturması kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Toplamda 27 yıl 6 aydan 72 yıla kadar hapis cezası talep edilen Öz, 2015 yılından bu yana firari durumda bulunuyor ve Almanya'da olduğu iddia ediliyor.

Kozinoğlu'nun ölümü üzerindeki sis perdesi

Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde aniden hayatını kaybetmesi, aradan geçen yıllara rağmen tartışılmaya devam ediyor. Ölümünün ardından başlatılan soruşturma süreci, 2026 yılında beklenmedik bir gelişmeyle yeniden hareketlendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla, daha önce verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırıldı. Bu yeni hukuki adım, Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde görev yapan bazı isimler hakkında yeniden adli işlemlerin başlatılmasına olanak tanıdı. Geçmişin karanlıkta kalan noktaları, bu yeni soruşturma süreciyle birlikte tekrar mercek altına alınmış durumda.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız