Bursa'nın Osmangazi ilçesinde 28 Ocak tarihinde yaşanan ve Türkiye'nin gündemine oturan korkunç cinayetin yankıları, mahkeme salonunda verilen nihai kararla son buldu. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu'nun hayatını kaybettiği olayda, eşi Adalet Uzunoğlu'nun cinayeti işledikten sonra cesedi 15 parçaya ayırarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine attığı ortaya çıkmıştı. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma sürecinde, evde bulunan kan izleri ve doku örnekleri kriminal incelemelerle doğrulanmış, şüpheli eş gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava süreci, sanığın akıl sağlığının yerinde olduğuna dair İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporla birlikte yeni bir boyut kazandı. Mahkeme heyeti, sanığın işlediği suçun ağırlığını ve eylem sonrası sergilediği tutumu göz önünde bulundurarak, herhangi bir iyi hal indirimi uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti.
Soğukkanlı itiraf mahkeme salonunu şoke etti
Sanık Adalet Uzunoğlu, yargılama sürecindeki ifadeleriyle hem mahkeme heyetini hem de kamuoyunu dehşete düşürdü. İlk duruşmada eşini merdivenlerde hareketsiz bulduğunu iddia ederek suçlamaları reddeden Uzunoğlu, daha sonra paniklediğini öne sürerek cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırdığını itiraf etti. Mahkeme başkanının cesedi neden parçalara ayırdığına dair sorusuna, yıllarca zulüm gördüğünü ve kendisinden şüphelenilmesinden korktuğunu belirterek yanıt verdi. Ancak duruşmanın en sarsıcı anı, mahkeme başkanının parçalama işleminin zor olup olmadığını sorması üzerine yaşandı. Sanık, kurban kesme tecrübesine atıfta bulunarak, Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı şeklinde verdiği cevapla soğukkanlılığını gözler önüne serdi.
Akıl sağlığı yerinde raporu kararı kesinleştirdi
Dava sürecinde sanığın savunması, genellikle yaşadığı pişmanlıktan ziyade cezaevi koşullarından şikayet etme üzerine kuruluydu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen ve sanığın akıl sağlığının yerinde olduğunu teyit eden rapor, savunma stratejisini tamamen boşa çıkardı. Raporun okunmasının ardından sanık, cezaevinde nefes alamadığını ve sigara dumanından rahatsız olduğunu belirterek ev hapsi talebinde bulunmaya devam etti. Mahkeme başkanı, sanığın bu taleplerine karşılık olarak, işlenen suçun niteliğini ve cesede yönelik gerçekleştirilen vahşi eylemi hatırlatarak, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu vurguladı. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın eşe karşı nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ederken, sanık avukatının mütalaaya karşı herhangi bir savunma geliştirememesi dikkat çekti.
İyi hal indirimi uygulanmadı
Mahkeme heyeti, kararını açıklarken sanığın eyleminin planlı ve vahşi boyutuna dikkat çekti. Eşe karşı kasten öldürme suçunun sabit görülmesiyle birlikte, sanığın cesedi parçalara ayırarak delilleri yok etmeye çalışması, mahkeme tarafından ağırlaştırıcı bir unsur olarak değerlendirildi. Bu nedenle, sanık hakkında herhangi bir iyi hal indirimi uygulanmasına yer olmadığına karar verildi. Adalet Uzunoğlu'nun tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi. Olayla ilgili daha önce gözaltına alınan iki oğlu ve kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Bursa'da yaşanan bu trajik olay, aile içi şiddetin vardığı korkunç boyutu ve adaletin tecellisiyle sonuçlanan yargılama süreciyle hafızalara kazındı.