Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda Kuriş soruşturması olarak bilinen dosyada, operasyonun finansal boyutuna dair çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 19 Ekim 2026 tarihinde 12 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği baskınlarda, 22 şüpheli gözaltına alınırken, ele geçirilen bazı materyaller örgütün çalışma yöntemlerine dair önemli ipuçları verdi. Özellikle Amasya'da bir kuyumcu dükkanında yapılan aramalarda, çelik kasanın derinliklerine gizlenmiş 5 adet F serisi 1 dolarlık banknotun bulunması, soruşturmanın FETÖ ile olan olası bağlantılarını mercek altına aldırdı. Geçmişte 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde örgüt mensuplarının üzerinde bulunan ve hiyerarşik bir sembol olarak kabul edilen bu banknotların, söz konusu yapılanmada da ortaya çıkması dikkat çekti. Şüpheli Hüseyin Uysal, söz konusu paraları müşterilerden aldığını iddia etse de, banknotların hangi tarihte ve hangi işlem karşılığında alındığına dair somut bir açıklama yapamadı.
Kayıt dışı ekonomi ve sahte ticari ağ
Soruşturma dosyasına giren tanık ifadeleri, yapılanmanın kuyumculuk sektörü üzerinden nasıl bir finansal ağ kurduğunu gözler önüne seriyor. İddialara göre, gerçek bir ticari faaliyetten ziyade, kağıt üzerinde cari hesap ilişkisi varmış gibi gösterilen hayali işlemlerle büyük miktarlarda altın bilezik üretimi yapıldığı öne sürülüyor. Bir tanık, atölyelerdeki olağan dışı valiz trafiğine dikkat çekerek, üretilen ürünlerin hiçbir gerçek alım satım işlemi olmaksızın farklı kuyumculara dağıtıldığını belirtti. Ayrıca, şirket ortaklıklarında uygulanan baskıcı yöntemler de dosyanın bir diğer karanlık noktasını oluşturuyor. Ortaklardan, ölüm halinde hisselerin mirasçılara geçmesini engelleyecek şekilde açık imzalı belgeler alındığı iddiaları, savcılık tarafından titizlikle inceleniyor. Kurban bağışları ve kuyu açma gibi yardım faaliyetlerinin ise resmi bir belgeye dayanmadan, e-posta çıktıları veya fotokopilerle yürütüldüğü tespit edildi.
Karanlık geçmiş ve şüpheli ölüm iddiaları
Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri de Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüyle ilgili iddialar oldu. Tanık beyanlarına göre, Denizolgun'un örgütün iş birliği teklifini reddetmesinin ardından, yönetimin Alihan Kuriş'e devredilmesi amacıyla bir zehirleme planı yapıldığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında kilit isimlerden biri olarak görülen Mehmet Özmen'in geçmişe dönük FETÖ üyeliği kaydının bulunması ve örgüt üyelerinin yurt dışına kaçış organizasyonlarında aktif rol aldığına dair bulgular, yapının derinliğini kanıtlar nitelikte. Savcılık, bu finansal ağın tüm boyutlarını aydınlatmak için çalışmalarını derinleştirirken, 38 şüpheliden 14'ünün yurt dışında olduğu, 2 kişinin ise arandığı bildirildi. Örgütün, FETÖ'ye benzer bir gizlilik ve hiyerarşiyle hareket ettiği, talimatların bölgesel sorumlular aracılığıyla alt kademelere iletildiği ve kayıt dışı kazançların yurt dışına aktarıldığı yönündeki iddialar, soruşturmanın ana eksenini oluşturuyor.