İstanbul Eyüpsultan'da 17 Mart tarihinde meydana gelen ve bir motokuryenin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazası, Gaziosmanpaşa 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmayla yeni bir boyuta taşındı. Alkollü olduğu tespit edilen sürücü Uğur S.'nin, kullandığı otomobille Batuhan Karabulut'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda, mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmeden mahkeme, aynı zamanda sanığın tutukluluk halinin sonlandırılarak tahliye edilmesine karar verdi. Karar duruşmasında ayrıca sanığın sürücü belgesine 2 yıl süreyle el konulması kararlaştırıldı.
Sanığın savunması ve mahkemenin kararı
Duruşma sürecinde SEGBİS aracılığıyla bağlanan tutuklu sanık Uğur S., kazayı önlemek adına elinden gelen çabayı gösterdiğini ve fren yaptığını iddia ederek beraatını talep etti. Daha önce alkollü araç kullanmaktan ehliyetine el konulduğunu ancak ehliyetinin şu an aktif olduğunu belirten sanık, olay nedeniyle büyük bir manevi yıpranma yaşadığını ifade etti. İddianamede yer alan bilirkişi raporlarında ise sanığın 143 promil alkollü olduğu ve kazada asli kusurlu bulunduğu açıkça vurgulanmıştı. Savcılık makamı, sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti. Ancak mahkeme, verilen hapis cezasıyla birlikte sanığın tahliyesine hükmederek süreci farklı bir noktaya taşıdı.
Aileden adalet sistemine sert tepki
Mahkeme salonunda açıklanan tahliye kararı, Batuhan Karabulut'un ailesi ve yakınları tarafından büyük bir şokla karşılandı. Kararın ardından adliye koridorlarında sinir krizi geçiren aile üyeleri, adaletin tecelli etmediğini savundu. Anne Serap Turhal, tüm delillerin sanığın kusurunu ortaya koymasına rağmen tahliye kararı verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, evladının kanının yerde kalmayacağını ve hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini dile getirdi. Abla Bahar Tekin ise duruşma esnasında dosyadan çıkarılmasının şokunu yaşadığını ifade ederek, karşı tarafın savunmalarına ve mahkemenin taksir vurgusuna tepki gösterdi.
Olayın arka planı ve hukuki süreç
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Uğur S.'nin alkollü araç kullanarak trafik kurallarını hiçe saydığı ve bu durumun doğrudan kazaya zemin hazırladığı belirtilmişti. Aile, yaşanan bu trajik olayın sadece bir kaza olarak nitelendirilmesinin ve sanığın kısa sürede tahliye edilmesinin vicdanları yaraladığını vurguladı. Özellikle sanık avukatının duruşma sırasındaki ifadeleri, aile üyeleri arasında gerginliğin tırmanmasına neden oldu. Adliye çıkışında da devam eden tepkiler, kamuoyunda alkollü araç kullanımı ve trafik kazalarındaki ceza oranlarına dair tartışmaları bir kez daha alevlendirdi. Aile, bundan sonraki süreçte üst mahkemelere başvurarak karara itiraz edeceklerini ve Batuhan'ın hakkını aramak için tüm yasal yolları kullanacaklarını açıkladı.