Eskişehir iş dünyasında ve gayrimenkul sektöründe büyük bir şok yaşanıyor. Kendisini başarılı bir müteahhit olarak tanıtan M.A.Z. isimli şahıs, aralarında iş adamlarının, arsa sahiplerinin ve hatta inşaatında çalışan işçilerin de bulunduğu çok sayıda kişiyi yaklaşık 200 milyon TL dolandırarak ortadan kayboldu. Mağdurlar, şahsın yanı sıra eşi A.Z. ve annesi F.Z. hakkında da nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. 2 Eylül tarihinde ailesiyle birlikte şehri terk ettiği anlaşılan şahsın, geride büyük bir enkaz ve yüzlerce mağdur bıraktığı belirtiliyor.
Güven İnşa Etmek İçin Lüksü Kullandı
Şahsın izlediği yöntem, mağdurların ifadelerine göre oldukça planlı bir stratejiye dayanıyordu. 2018 yılında Eskişehir'e gelen M.A.Z., geçmişteki sicilinin bozuk olması nedeniyle şirketlerini ve ofislerini kendi üzerine değil, aile fertlerinin veya başka şahısların üzerine açtı. Şehirdeki lüks rezidanslarda ofisler kiralayarak ve pahalı araçlar kullanarak çevresinde prestijli bir imaj çizen şahıs, başlangıçta küçük borç alıp vererek güven tazeledi. Bu güven bağı sayesinde arsa sahiplerini, taşeronları ve ev sahibi olma hayali kuran vatandaşları vadettiği projelerle ağına düşürdü. Ancak bu parlak vitrinin arkasında, yıllardır Kütahya ve Ordu gibi şehirlerde de benzer yöntemlerle insanları mağdur ettiği iddiaları gün yüzüne çıktı.
Mağdurlar İçin Kabus Dolu Günler
Şahsın yarattığı mağduriyetin boyutları, farklı kesimlerden gelen şikayetlerle netleşiyor. Emlakçı Furkan Taş, kendisinin 9 milyon lira civarında zarara uğratıldığını belirterek, şahsın zora düştüğü yalanıyla kredi kartlarını dahi kullandığını ifade etti. İnşaat projelerinden daire alan ancak teslim alamayan Murat Başaran ise, devir hakkı olmadığı halde arsanın başkasına devredildiğini ve şu an daireleri teslim alabilmek için en az 10 milyon liralık ek masraf yapmaları gerektiğini vurguladı. Üstelik M.A.Z.'nin kendi borçlu olduğu kişilere mağdurların telefon numaralarını verdiği, bu nedenle alacaklıların sürekli mağdurları arayarak taciz ettiği belirtiliyor.
Ekmek Parasından İnşaat Malzemesine Kadar Her Şey Yarım Kaldı
Dolandırıcılık ağının en acı tarafı ise, inşaat sürecinde emeği geçenlerin yaşadığı mağduriyet oldu. İnşaatın bekçiliğini ve temizliğini yapan İsmail Atsat, 500 bin liralık alacağının ödenmediğini ve her gün oyalandığını belirterek, zor durumda kaldığını dile getirdi. Arsa sahiplerinden Fevziye Öter ise, inşaatın yarım bırakıldığını, kapıların, mutfak dolaplarının ve asansörün takılmadığını, defalarca söz verilmesine rağmen hiçbir ilerleme kaydedilmediğini anlattı. Mağdurlar, şimdi adaletin tecelli etmesini ve kayıplara karışan şahsın bir an önce bulunarak hesap vermesini bekliyor.