Havadis | Asayiş | Madendeki iki can kaybı davasında şaşırtan itiraf: Avukatım salonu terk edince psikolojim bozuldu

Madendeki iki can kaybı davasında şaşırtan itiraf: Avukatım salonu terk edince psikolojim bozuldu

Zonguldak'ta iki madencinin yaşamını yitirdiği göçük faciasıyla ilgili yargılama sürerken, sanık koltuğundaki isimlerden gelen açıklama dikkat çekti. Daha önce ocağın kendisine ait olmadığını savunan sanık, avukatının duruşmayı terk etmesiyle bozulan psikolojisini gerekçe göstererek ifadesini değiştirdi.

Zonguldak'ta iki madencinin yaşamını yitirdiği göçük faciasıyla ilgili yargılama sürerken, sanık koltuğundaki isimlerden gelen açıklama dikkat çekti. Daha önce ocağın kendisine ait olmadığını savunan sanık, avukatının duruşmayı terk etmesiyle bozulan psikolojisini gerekçe göstererek ifadesini değiştirdi.

Madendeki iki can kaybı davasında şaşırtan itiraf: Avukatım salonu terk edince psikolojim bozuldu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde geçtiğimiz şubat ayında meydana gelen ve iki maden işçisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan acı olay, yargı sürecinde gergin anlara sahne olmaya devam ediyor. Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret isimli işçilerin yaşamını yitirdiği göçükle ilgili Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında, tutuksuz yargılanan sanıkların savunmaları ve mahkeme salonunda yaşanan tartışmalar dikkatleri üzerine çekti. Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlamasıyla hakim karşısına çıkan Tevfik A., Halil D. ve Ersin S. isimli sanıklar, ailelerin ve taraf avukatlarının katılımıyla gerçekleşen oturumda hazır bulundu.

Duruşma salonunda tansiyon yükseldi

Duruşma sırasında ailelerin avukatı Meral Çolak ile sanık avukatı Osman Özdoğan arasında yaşanan sert tartışmalar, mahkeme salonundaki atmosferi gerdi. Avukat Özdoğan, meslektaşının kendisini hedef gösterdiğini iddia ederek, acılı ailelerin tepkisiyle karşı karşıya kalabileceğini ve can güvenliğinin tehlikeye atıldığını savundu. Mahkeme başkanının davayla doğrudan ilgili konulara odaklanması yönündeki uyarılarına rağmen tartışmanın sürmesi üzerine, savunma hakkının engellendiğini öne süren Özdoğan duruşma salonundan ayrıldı. Bu gelişme, davanın seyrini ve sanıkların savunma stratejilerini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oluşturdu.

Sanıktan şaşırtan ifade değişikliği

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, tutuksuz sanık Halil D.'nin önceki beyanlarıyla çelişen açıklamaları oldu. Daha önceki celselerde söz konusu maden ocağının kendisine ait olmadığını iddia eden sanık, avukatının salonu terk etmesinin ardından psikolojisinin bozulduğunu belirterek, bu kez ocağın sahibi olduğunu itiraf etti. Sanığın bu ani tavır değişikliği, mahkeme heyeti ve mağdur aileler tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Öte yandan, daimi nezaretçi ve İSG uzmanı olarak görev yapan Ersin S. ise sözleşme güncelleme sırasında yaşanan bir teknik hatayı gerekçe göstererek, bilirkişi raporuna itiraz etti ve art niyetli olmadığını savundu.

Ailelerin adalet arayışı sürüyor

Duruşma sonrası mahkeme kapısında tepkilerini dile getiren hayatını kaybeden işçilerin yakınları, yaşanan ihmallere dikkat çekti. Ziya Kiret'in eşi Şafak Kiret, eşinin maden ocağında tek başına birden fazla kişinin işini yapmak zorunda bırakıldığını, hafta sonu tatil günlerinde dahi çalıştırıldığını iddia etti. Kiret, yaşananların ardından kendisine söylenen sözlerin acılarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Veysel Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise olayın üzerinden yedi ay geçmesine rağmen sorumluların cezalandırılmadığını belirterek, maden ocağının üretimine ara vermeden devam ettiğini ve ölen işçilerin maaşlarının dahi ödenmediğini ifade etti. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi ve bilirkişi raporu üzerindeki değerlendirmelerin tamamlanması amacıyla duruşmayı 24 Aralık tarihine erteledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız