Mersin'in Akdeniz ilçesinde 2 Şubat tarihinde meydana gelen ve dört genç kızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazasının yankıları sürüyor. D-400 kara yolunda gerçekleşen olayda, 25 yaşındaki psikolog M.K. yönetimindeki 33 ATE 039 plakalı cip, refüjde bekleyen yayaların arasına daldı. Kazada Nejla Öztürk, Zehra Serdil Atak, Kübra Güney ve 18 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden ikiz kardeşi Büşra Güney hayatını kaybetti. Olayın ardından tutuklanan sürücü M.K., ikinci duruşmada yaptığı savunmayla dikkatleri üzerine çekti. Sanık, kazanın meydana geliş şeklini hava yastıklarının açılmasına bağlayarak görüş açısının kapandığını iddia etti ve tahliyesini talep etti.
Hız sınırını üç kat aştığı tespit edildi
Olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporu, kazanın boyutlarını gözler önüne seriyor. Raporda, 50 kilometre hız sınırı bulunan yolda sanığın yaklaşık 149 kilometre hızla seyrettiği ve asli kusurlu olduğu vurgulandı. İddianamede, sanığın birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 22,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep ediliyor. Duruşmada söz alan acılı baba Mahmut Güney, aracın inanılmaz bir süratle geldiğini belirterek, cipin 200 kilogramlık kaldırım taşını yerinden söküp elektrik direğine çarptıktan sonra çocuklara yöneldiğini ifade etti.
Tanık ifadesi iddiaları çürüttü
Duruşmada dinlenen tanık E.K., kaza anına dair çarpıcı detaylar paylaştı. Olay günü refüjde beklediğini belirten tanık, yıllardır o bölgede yaşadığını ve daha önce bu kadar hızlı seyreden bir araç görmediğini dile getirdi. Sanığın tır tarafından sıkıştırıldığı yönündeki savunmasını da değerlendiren tanık, yolda bir tır bulunduğunu ancak aracın sıkıştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. Sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa sola savrulduğunu anlatan tanık, yaşadığı şokun etkilerini uzun süre üzerinden atamadığını ifade etti.
Mahkemeden tahliye talebine ret
Sanık M.K. ise savunmasında tırın şeridini ihlal ettiğini öne sürerek, yaşananların bir kaza olduğunu ve kimsenin böyle bir sonucu istemeyeceğini savundu. Uzun süredir cezaevinde bulunduğunu belirten sanık, kaçma şüphesinin olmadığını iddia ederek tahliyesini istedi. Ancak mahkeme heyeti, dosyadaki mevcut delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelenirken, ailelerin adalet arayışı devam ediyor.