Havadis | Asayiş | Milyar dolarlık dijital tuzak: İsrail bağlantılı forex şebekesinin Türkiye'deki karanlık ofisleri deşifre edildi

Milyar dolarlık dijital tuzak: İsrail bağlantılı forex şebekesinin Türkiye'deki karanlık ofisleri deşifre edildi

Milli İstihbarat Teşkilatı ve emniyet birimlerinin koordineli operasyonuyla, Türkiye'yi merkez üssü yapmaya çalışan uluslararası bir dolandırıcılık ağı çökertildi. Oxford mezunu yalanıyla güven kazanan şebekenin, mağdurları sahte yatırım platformlarıyla nasıl soyup soğana çevirdiği ortaya çıktı.

Milli İstihbarat Teşkilatı ve emniyet birimlerinin koordineli operasyonuyla, Türkiye'yi merkez üssü yapmaya çalışan uluslararası bir dolandırıcılık ağı çökertildi. Oxford mezunu yalanıyla güven kazanan şebekenin, mağdurları sahte yatırım platformlarıyla nasıl soyup soğana çevirdiği ortaya çıktı.

Milyar dolarlık dijital tuzak: İsrail bağlantılı forex şebekesinin Türkiye'deki karanlık ofisleri deşifre edildi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul merkezli yürütülen ve uluslararası bir dolandırıcılık ağını hedef alan operasyon, Türkiye'nin son yıllarda karşılaştığı en karmaşık siber suç yapılanmalarından birini gün yüzüne çıkardı. İsrail bağlantılı olduğu tespit edilen ve dünya genelinde Scam Empire olarak bilinen bu organize suç örgütü, Türkiye'deki faaliyetlerini genişletmek amacıyla 31 farklı firmaya ait 40'tan fazla ofisi birer dolandırıcılık merkezine dönüştürmüştü. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) uzun süreli takibi ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün saha çalışmaları sonucunda, şebekenin Türkiye'deki yapılanması, hiyerarşik düzeni ve mağdurları ağlarına düşürmek için kullandıkları sofistike yöntemler tek tek kayıt altına alındı. 18 Eylül tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarla, bu devasa suç mekanizmasının dişlileri durduruldu.

Oxford mezunu yalanıyla kurulan sahte hayatlar

Şebekenin çalışma modeli, adeta bir film senaryosunu andıran katı kurallara dayanıyordu. İsrailli baronlar tarafından yönetilen bu yapıda, işe alınan her personele bir kod ad veriliyor ve kendilerine kurgulanmış bir hayat hikâyesi ezberletiliyordu. Mağdurların güvenini kazanmak için Oxford mezunu olduklarını iddia eden çalışanlar, işe başlamadan önce yalan makinesi testlerinden geçiriliyor ve herhangi bir güvenlik birimiyle bağlantısı olanlar derhal eleniyordu. Ofislerdeki güvenlik önlemleri ise oldukça uç seviyedeydi; çalışanların telefon sokması yasaklanmış, İbranice konuşmaları engellenmiş ve ortamdaki seslerin dışarıya sızmaması için sürekli yüksek sesli müzik çalınmıştı. Şebeke, Japoncadan İspanyolcaya kadar onlarca dilde hizmet veren çağrı merkezleri kurarak, dünyanın dört bir yanındaki yatırımcıları hedef alıyordu.

Yatırım değil, kurgulanmış bir illüzyon

Mağdurlar, yerel telefon numaraları üzerinden arandıklarında karşılarında profesyonel bir yatırım danışmanı bulduklarını sanıyorlardı. Ancak gerçekte, hiçbir alım-satım işleminin gerçekleşmediği tamamen fiktif bir sistemle karşı karşıyaydılar. Mağdurları ikna eden conversion agent'lar, süreci daha yüksek miktarlar yatırması beklenen retention agent'lara devrediyordu. Yatırımların değer kazandığını gösteren sahte arayüzler ve grafiklerle güven tazeleyen şebeke, mağdurun daha fazla para yatırmasını sağladıktan sonra hesabı aniden eksi bakiyeye düşürerek tüm parayı buharlaştırıyordu. Para çekmek isteyenler ise tehdit ediliyor veya suç duyurusuyla korkutuluyordu. Tüm bu süreç, İsrail vatandaşlarının hedef alınmadığı, ancak dünyanın geri kalanından elde edilen milyarlarca dolarlık gelirin kripto cüzdanlar üzerinden İsrail ekonomisine aktarıldığı bir sistem üzerine kuruluydu.

İsrail'in yasaklarından Türkiye'ye uzanan kaçış

İsrail Menkul Kıymetler Otoritesi'nin 2016 ve 2017 yıllarında ikili opsiyon işlemlerine getirdiği sert yasaklar, bu şebekelerin faaliyetlerini farklı ülkelere kaydırmasına neden olmuştu. Güney Kıbrıs, Gürcistan, Ukrayna ve Bulgaristan gibi ülkelerde izlerini süren bu yapılar, son dönemde Türkiye ile İsrail arasındaki gerginlikleri fırsat bilerek faaliyetlerini Türkiye'ye taşıma arayışına girmişti. MİT'in titiz çalışmaları, bu şebekenin Türkiye'yi yeni bir merkez haline getirme planlarını henüz başlangıç aşamasında bozdu. Soruşturma dosyasına giren bulgular, bu dolandırıcılık ağının sadece bireysel bir suç örgütü olmadığını, aynı zamanda İsrail istihbarat servisleri ve mafyası ile lojistik ve operasyonel ihtiyaçlar temelinde karşılıklı çıkar sağlayan bir ilişki ağına sahip olduğunu gözler önüne serdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız