Antalya'da 5 Nisan 2022 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleşen rutin bir miyom ameliyatı, 33 yaşındaki Gülşah Gizem Angı'nın beklenmedik ölümüyle trajik bir hal almıştı. Genç kadının hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan hukuki süreçte, 10 sanığın taksirle insan öldürme suçlamasıyla yargılandığı davada önemli bir dönüm noktasına ulaşıldı. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 6. duruşmasında, mahkeme heyeti mevcut deliller ve Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu raporunu değerlendirerek görevsizlik kararı verdi. Dosya, ihmal suretiyle kasten öldürme şüphesiyle ağır ceza mahkemesine taşındı.
Adli Tıp raporu süreci değiştirdi
Duruşma salonunda tansiyonun yüksek olduğu gözlenirken, Gülşah Gizem Angı'nın ölümünü aşırı sıvı yüklenmesine bağlayan Adli Tıp raporu, davanın seyrini tamamen değiştirdi. Savcılık makamı, olayın basit bir tıbbi hata sınırlarını aştığını belirterek, yargılamanın daha ağır bir suç kapsamında yapılması gerektiğini vurguladı. Sanıklardan S.B., olay anında sadece yardım amacıyla müdahale ettiğini savunarak beraatini talep etse de, mahkeme heyeti dosyanın kapsamının genişletilmesi gerektiğine hükmetti. Bu karar, aile için adalete giden yolda atılmış kritik bir adım olarak değerlendirildi.
Demo cihaz tartışması ve hukuk mücadelesi
Dava sürecinde ailenin avukatı Onur Şahin, ameliyatta kullanılan ve suç aleti olarak nitelendirdikleri demo cihazın hastaneye girişine ve kullanımına dair ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtti. Şahin, cihazın eğitim almamış kişilerce kullanılmasının ve teminindeki şaibelerin, olayı basit bir ihmalden öteye taşıdığını savundu. Yaklaşık 5 yıldır süren bu zorlu hukuk mücadelesinde, görevsizlik kararı ile davanın ağır ceza mahkemesine taşınması, ailenin adaletin tecelli edeceğine dair inancını tazeledi. Avukat Şahin, bu tür tıbbi ihmallerin bir daha yaşanmaması için sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Acılı ailenin adalet beklentisi
Kararın açıklanmasının ardından duruşma salonunda duygusal anlar yaşandı. Baba Ayhan Angı, kızının kanının yerde kalmayacağına olan inancını dile getirerek, mahkemenin verdiği kararın yerinde olduğunu ifade etti. Anne Vijdan Angı ise gözyaşları içinde, adaletin yerini bulmasıyla kızının bir nebze olsun huzurla uyuyabileceğini belirtti. Aile, hukuk mücadelesinin yeni bir aşamaya girdiğini ve sorumluların liyakatsiz davranışlarının hesabını Türk adaleti önünde vereceklerini umut ettiklerini yineledi. Dava, önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde yeniden görülmeye başlanacak.