Antalya'da bir devlet okulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan 45 yaşındaki Özgür Fırat'ın hayatı, 2016 yılında internet üzerinden yaptığı basit bir kredi başvurusuyla tamamen değişti. Aracının modelini yükseltmek amacıyla kredi arayışına giren Fırat, kendisini banka çalışanı olarak tanıtan profesyonel bir dolandırıcılık şebekesinin hedefi oldu. Kredi puanını yükseltme vaadiyle kandırılan Fırat, telefonuna gelen onay kodlarını paylaşınca, hesabına yatırılan küçük miktarların dolandırıcılar tarafından çekilmesine engel olamadı. Bu olay, Fırat'ın öğretmenlik mesleğinden koparılıp cezaevi duvarları arasına itildiği uzun ve sancılı bir sürecin başlangıcıydı.
Hukuki süreçteki büyük ihmaller zinciri
Olayın hemen ardından dolandırıldığını fark eden Fırat, durumu bankaya bildirip hesabını kapattırdıktan sonra soluğu emniyette aldı. Yaşadığı mağduriyeti resmi makamlara bildiren ve suç duyurusunda bulunan Fırat, kendisini bekleyen hukuki kabustan habersizdi. Eskişehir'de yaşayan bir başka mağdurun şikayeti üzerine Fırat hakkında dolandırıcılık davası açıldı. Yargılama aşamasında mahkemenin emniyet ve bankadan istediği bilgiler, Fırat'ın aleyhine olacak şekilde eksik veya hatalı gönderildi. Emniyet, Fırat'ın müşteki sıfatıyla yaptığı başvuruyu kayıtlarda bulamadığını belirtirken, banka da telefon görüşmelerine dair kayıtları sunmadı. Bu ihmaller sonucunda Fırat, 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kararın kesinleştiğinden habersiz olan öğretmen, 2019 yılının Mayıs ayında öğrencilerine ders vermek üzere okuluna giderken polis çevirmesinde gözaltına alındı. Hiç beklemediği bir anda kelepçelenen Fırat, hayatında ilk kez girdiği cezaevinde 14 ay boyunca özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Bu süreçte ailesiyle iletişimi kopan, mesleğinden uzaklaştırılan ve özel hayatında büyük çöküşler yaşayan Fırat, yaşadığı psikolojik yıkımı tarif etmenin imkansız olduğunu vurguluyor.
Gerçekler yıllar sonra ortaya çıktı
Fırat'ın cezaevinden çıktıktan sonra Kocaeli'de açılan başka bir davada, daha önce bulunamadığı iddia edilen suç duyurusu belgeleri ve banka kayıtları bir anda ortaya çıktı. Bu yeni deliller, Fırat'ın aslında bir dolandırıcı değil, sistemin kurbanı olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Kocaeli'deki davadan beraat eden Fırat, avukatıyla birlikte Yargıtay'a kanun yararına bozma başvurusunda bulundu. Yargıtay'ın kararı bozmasıyla birlikte Haziran ayında yeniden hakim karşısına çıkan Fırat, nihayet suçsuzluğunu tescil ettirdi ve beraat etti.
Öğretmenlik mesleğine dönüş umudu
Sekiz yıl süren bu hukuk mücadelesi, Fırat'ın hayatında derin izler bıraktı. Cezaevi sürecinde boşanan ve geçimini sağlamak için taksicilik yapmaya başlayan Fırat, şimdi tek bir şeye odaklanmış durumda: Öğrencilerine ve mesleğine geri dönmek. Eylül ayında Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne göreve iade dilekçesini sunan Fırat, dosyasının bakanlık düzeyinde incelenmesini bekliyor. On üç yaşındaki oğlunun kendisini yeniden öğretmen olarak görme isteği, Fırat'ın en büyük motivasyon kaynağı haline geldi. Alnına çalınan lekenin temizlenmesiyle bir nebze olsun huzur bulan Fırat, yaşadığı bu mağduriyetin başka kimsenin başına gelmemesini dileyerek, tazminat davası süreçlerini de avukatıyla birlikte yürütmeye devam ediyor. Mesleğine duyduğu özlemi her fırsatta dile getiren Fırat, dokuz yıllık öğretmenlik kariyerinde aldığı başarı belgeleriyle dolu geçmişine geri dönmek için gün sayıyor.