Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili yürütülen dava, Kahramanmaraş 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Toplumu derinden sarsan ve büyük bir acıya neden olan bu elim olayın ardından gerçekleştirilen ilk duruşmada, tutuklu sanıklar baba Uğur Mersinli ve anne Pınar Peyman Mersinli'nin avukatı tarafından yapılan savunma, salondaki tansiyonu yükseltti. Avukat, müvekkillerinin tahliyesini talep ederken, olayın arkasında farklı bir boyut olabileceğine dair çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi.
Anne cezaevinde 12-13 kilo verdi
Sanık avukatı, anne Pınar Peyman Mersinli'nin cezaevi koşullarına uyum sağlamakta zorlandığını ve sağlık durumunun kötüye gittiğini vurgulayarak tahliye talebini gerekçelendirdi. Avukat, müvekkilinin cezaevinde 12-13 kilo verdiğini, doktor kontrolünde ilaç kullandığını ve mevcut şartlar altında ceza infaz sürecini sürdürmesinin mümkün olmadığını savundu. Anne ve babanın, evlatlarının gerçekleştirdiği bu vahşi eylemden dolayı büyük bir üzüntü duyduklarını belirten avukat, ailenin bu duruma düşmektense saldırının kendilerine yönelmesini tercih edeceklerini ifade ederek duygusal bir savunma çizgisi izledi.
Siber saldırı iddiası gündeme geldi
Savunma sırasında ortaya atılan en dikkat çekici iddialardan biri, saldırganın yurt dışındaki bazı kişilerle irtibat halinde olduğu yönündeydi. Avukat, saldırganın eyleminin arkasında bir siber saldırı veya dış yönlendirme olabileceği ihtimalini mahkeme heyetine sundu. Failin manifestosunda ailesini katletmeyi planladığını ancak kız kardeşini gerekçe göstererek vazgeçtiğini belirten avukat, çocuğun babasını kandırarak poligona gitmesini sağladığını ve kendisini gizlediğini iddia etti. Bu noktada, anne ve babanın böyle bir eylemi desteklemesinin mümkün olmadığını savunan avukat, suçun şahsiliği ilkesine vurgu yaparak müvekkillerinin beraatini istedi.
Eğitimci anne ve polis müfettişi baba savunması
Mahkeme heyetine sunulan savunmada, sanıkların mesleki geçmişlerine de dikkat çekildi. Anne Pınar Peyman Mersinli'nin eğitimci, baba Uğur Mersinli'nin ise polis başmüfettişi olduğunu hatırlatan avukat, çocuğun ilgisiz bırakıldığı yönündeki iddiaların soyut olduğunu savundu. Türkiye'de daha önce gerçekleşen okul saldırılarını örnek gösteren avukat, bu tür olaylarda anne ve babaların yargılanmadığını öne sürerek, müvekkillerinin haksız yere tutuklu bulunduğunu iddia etti. İddianamede yer alan psikolog raporlarındaki çelişkilere de değinen savunma makamı, Pınar Peyman Mersinli'nin daha önce serbest bırakılıp tekrar tutuklanmasına neden olan yeni bir delil bulunmadığını savundu. Duruşma, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerinin ifadelerinin alınmasıyla devam ediyor.