Antalya'nın Kepez ilçesinde ev sahibi olma umuduyla yola çıkan onlarca vatandaş, kendilerine gösterilen hayali projeler ve boş inşaat çukurları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyor. 2023 yılından bu yana devam eden süreçte, müteahhit A.İ. ve beraberindeki kişilerin, vatandaşlardan farklı yöntemlerle para topladığı ve ardından izlerini kaybettirdiği iddia ediliyor. Mağdurlar, birikimlerini geri alabilmek ve sorumluların cezalandırılmasını sağlamak amacıyla avukatları aracılığıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Bir ömürlük emeğin hayali inşaat çukurlarında kayboldu
Pazarcılık yaparak geçimini sağlayan ve Elmalı ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki Fatime Aytar, yaşadığı dramı anlatırken kelimeler boğazında düğümleniyor. Oğlunun yönlendirmesiyle tanıştığı müteahhidin, kendisine henüz temeli bile atılmamış evlerin fotoğraflarını göstererek güven kazandığını belirten Aytar, o günleri pişmanlıkla hatırlıyor. Aytar, 6 dönümlük tarlasını satarak elde ettiği geliri, yıllarca biriktirdiği 70 çeyrek altını, 3 bin dolarını ve dükkanından kazandığı bir yıllık kira gelirini gözünü kırpmadan müteahhide teslim ettiğini ifade ediyor. Bugün ise elinde ne bir tapu ne de bir ev var. Müteahhidin sürekli olarak farklı yerlerden daire teklif ederek kendisini oyaladığını söyleyen Aytar, artık telefonlarına dahi ulaşılamadığını ve numarasının engellendiğini belirtiyor. Kendi ihtiyaçlarından kısarak, bir ayakkabıyı hem pazar tezgahında hem de özel günlerde giyerek tasarruf etmeye çalıştığını dile getiren Aytar, dededen kalma tarlasının bugün yaklaşık 6 milyon lira değerinde olduğunu, toplam kaybının ise 7 milyon lirayı bulduğunu vurguluyor. Şu an farelerin gezdiği, aylık 10 bin lira kirası olan bir gecekonduda yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Aytar, adaletin yerini bulmasını bekliyor.
Kağıt üzerindeki krokilerle milyonluk vurgun iddiası
Mağdurların avukatları Doğanay Akbaş ve Didem Kibrit, olayın boyutlarının tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu belirtiyor. Avukat Akbaş, şüphelilerin özellikle Kepez bölgesinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir aileye mensup olduğunu ve vatandaşları yıllarca farklı yöntemlerle oyaladıklarını iddia ediyor. Banka hesaplarına gönderilen dekontlar, kredi kartı ödemeleri ve elden teslim edilen altınlar üzerinden yürütülen bu sistemde, ortada herhangi bir arsa alımı veya inşaat projesinin bulunmadığı öne sürülüyor. İnsanlara sadece kağıt üzerinde çizilmiş krokilerin gösterildiğini belirten Akbaş, şu ana kadar tespit edilen para trafiğinin 20 milyon liranın üzerinde olduğunu ifade ediyor.
Hukuki süreç ve MASAK incelemesi talebi
Avukatlar, müvekkillerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için savcılığa sundukları dilekçelerde, şüphelilerin hesap hareketlerinin detaylı bir şekilde incelenmesini ve MASAK raporlarının alınmasını talep etti. Aile üyeleri arasında gerçekleşen para transferlerinin ve şüpheli işlemlerin mercek altına alınması gerektiğini vurgulayan Akbaş, benzer yöntemlerle dolandırılan başka vatandaşların da kendilerine ulaştığını belirtiyor. Soruşturmanın kapsamlı bir şekilde yürütülmesiyle birlikte, mağdur sayısının ve ortaya çıkan maddi zararın artmasından endişe ediliyor. Fatime Aytar gibi birçok vatandaş, yıllarca süren emeklerinin ve hayallerinin bir anda yok olmasının şokunu yaşarken, hukuk sisteminden gelecek kararı umutla bekliyor. Müteahhitlerin vaatlerine inanarak tüm birikimlerini teslim eden mağdurlar, artık sadece paralarını değil, güven duygularını da kaybettiklerini dile getiriyor.