Portekiz genelinde giderek daha da derinleşen konut krizi, vatandaşların sabrını taşırmaya devam ediyor. Özellikle büyük şehirlerde kontrolsüz bir şekilde artan kira bedelleri ve konut fiyatları, halkı sokaklara döktü. Başkent Lizbon ve Porto gibi ülkenin en önemli merkezlerinde bir araya gelen yüzlerce kişi, hükümetin mevcut konut politikalarını protesto etmek amacıyla meydanlarda çadır kampları kurarak seslerini duyurmaya çalıştı. Ancak bu barışçıl eylem arayışı, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yerini polis müdahalesine bıraktı.
Sabahın erken saatlerinde eş zamanlı operasyon
Lizbon’un kalbi sayılan Rossio Meydanı’nda cumartesi gününden bu yana yaklaşık 200 çadırla eylemlerini sürdüren grup, aynı zamanda Porto’daki I. Dom Joao Meydanı’nda da yaklaşık 10 gündür seslerini yükseltiyordu. Yerel saatle sabah 06.00 sularında harekete geçen güvenlik güçleri, iki kentte eş zamanlı olarak geniş çaplı bir tahliye operasyonu başlattı. Kamu Güvenliği Polisi Müfettişi Sergio Soares tarafından yapılan açıklamaya göre, meydanları terk etmeyi reddeden 55 protestocu gözaltına alındı. Operasyon sırasında yaşanan arbedede iki kişinin hafif şekilde yaralandığı ve sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğu belirtildi.
Protestocular geri adım atmıyor
Polisin sert müdahalesine rağmen eylemciler geri adım atmaya niyetli görünmüyor. Lizbon’daki kampın sözcüsü Carla Valadao, gerçekleştirilen operasyonu son derece saldırgan bir tutum olarak nitelendirerek tepkisini dile getirdi. Valadao, yaşanan tüm engellemelere rağmen barınma hakları için mücadele etmeye devam edeceklerini ve eylemlerin aynı günün akşamında, saat 19.00 itibarıyla yeniden başlayacağını duyurdu. Bu açıklama, konut krizinin kısa vadede çözülmeyeceğinin ve sokaklardaki tansiyonun yüksek kalmaya devam edeceğinin bir işareti olarak yorumlandı.
Belediyeden diyalog çağrısı
Yaşanan gerginliklerin ardından Porto Belediye Başkanı Pedro Duarte, konuya ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Duarte, vatandaşların konut sorununa dair endişelerini dile getirmelerinin demokratik bir hak olduğunu vurguladı. Gösterilerin yasal sınırlar içerisinde ve barışçıl bir çizgide kalması şartıyla, halkın taleplerinin dinlenmeye devam edeceğini belirten belediye başkanı, çözüm arayışında diyalog kapısının açık tutulması gerektiğinin altını çizdi. Portekiz hükümetinin önümüzdeki günlerde bu toplumsal tepkilere nasıl bir yanıt vereceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.