Samsun Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş. bünyesinde 3 Haziran 2026 tarihinde yaşanan ve üç çalışanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan elektrik faciası, yargı sürecine taşındı. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame, olayın bir kaza olmaktan ziyade, göz göre göre gelen bir ihmaller silsilesi olduğunu ortaya koydu. Pota ocağı kanalındaki tıkanıklığı gidermek isterken elektrik akımına kapılan işçilerin ölümüyle ilgili olarak, tesisin üst düzey yöneticileri hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçlamasıyla 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Aylar öncesinden gelen tehlike çanları
Soruşturma dosyasında yer alan en çarpıcı detay, tesisin güvenliğine dair uyarıların olaydan çok önce yapılmış olmasıdır. Noter onaylı İş Sağlığı ve Güvenliği Tespit ve Öneri Defteri ile kurul toplantı tutanakları incelendiğinde, 28 Kasım 2025 ve 27 Nisan 2026 tarihlerinde su giderlerinin tıkalı olduğu, bu durumun patlama ve elektrik çarpması riski taşıdığı açıkça belirtilmişti. Hatta uzmanlar, ocağın çalışmasının durdurulması gerektiği yönünde net uyarılarda bulunmuştu. Ancak bu hayati uyarıların, defterde imzası bulunan işveren vekili Serdar Çağdaş'a iletilmesine rağmen, tesiste kalıcı bir çözüm üretilmediği ve tehlikeli yöntemlerle çalışmaya devam edildiği tespit edildi.
Kurtarma çabası faciaya dönüştü
Olay günü, pota ocağı formeni Naci Gezer ve işçi Yunus Çekiç, atık su kuyusundaki tıkanıklığı açmak için çalışma başlattı. Bu sırada kuyuda bulunan seyyar dalgıç pompanın gövdesinde 127,6 voltluk bir elektrik kaçağı olduğu belirlendi. Akıma kapılan arkadaşlarını kurtarmak için olay yerine koşan makine bakım formeni Mustafa İnanç da aynı akıma kapılarak hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu raporları, üç işçinin de vücutlarından geçen elektrik akımı nedeniyle yaşamlarını yitirdiklerini kesinleştirdi. Mustafa İnanç'ın, aslında kazanın meydana geldiği birimde görevli olmadığı, sadece arkadaşlarını kurtarmak için hayatını hiçe sayarak kuyuya girdiği bilgisi, olayın insani boyutunu daha da ağırlaştırdı.
Yöneticiler için ağır hapis istemi
Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tesis Müdürü Hüseyin Kiremitci, İşveren Vekili Serdar Çağdaş ve Vardiya Amiri Mustafa Güdül'ün asli kusurlu oldukları vurgulandı. Şüphelilerin, risklerin farkında olmalarına rağmen kapalı alanda çalışma izni ve gaz ölçümü gibi zorunlu güvenlik prosedürlerini uygulamadıkları belirtildi. Savcılık, şüphelilerin bilinçli taksirle hareket ettiklerini belirterek, her biri için 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca, meslekten hak yoksunluğu uygulanması da talep edildi. Şu an ev hapsi şartıyla adli kontrol altında tutulan yöneticiler hakkındaki hukuki süreç devam ederken, hayatını kaybeden işçilerin aileleri tarafından açılan tazminat davaları da sürüyor. Avukat Kartal Akcan, aynı vardiyada üç işçinin peş peşe vefat etmesinin ne hukuken ne de vicdanen kabul edilebilir olduğunu belirterek, ihmallerin tartışmasız olduğunu ifade etti.