Samsun'un Canik ilçesinde 27 Nisan 2025 gecesi yaşanan ve bir ailenin dramına dönüşen toprak kayması faciası, Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Lovelet AVM yakınlarındaki bir akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde araçlarını temizledikleri sırada meydana gelen göçükte, 35 yaşındaki Adem Kaya ile 7 yaşındaki kızı Açelya Mina ve 5 yaşındaki kızı Ayla hayatını kaybetmişti. Kazadan yaralı olarak kurtulan ancak hem eşini hem de iki evladını kaybeden Çiğdem Kaya, duruşma salonunda yaşadığı acıyı ve adalet arayışını dile getirdi.
Doğal afet değil, ihmal iddiası
Duruşmada söz alan Çiğdem Kaya, olayın bir doğal afet olarak değerlendirilmesini kesinlikle kabul etmediğini vurguladı. Yaşadığı fiziksel ve ruhsal yıkımı anlatan Kaya, kızının ölümünden sadece üç gün sonra doğum günü olduğunu hatırlatarak, 17 aydır hastane süreçleriyle mücadele ettiğini belirtti. Sol kolundaki his kaybı ve bacağındaki platinlerle yaşamını sürdürmeye çalışan Kaya, ihmalkarlık olduğunu savunduğu olayla ilgili sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti. Psikolojik destek sürecinin devam ettiğini ve ilaç dozlarının artırıldığını ifade eden acılı anne, adaletin yerini bulmasının tek tesellisi olacağını dile getirdi.
Sanıklar bilirkişi raporlarına itiraz etti
Davanın tutuklu sanığı Mehmet Zeki Gedikli, SEGBİS aracılığıyla katıldığı duruşmada kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Bilirkişi raporlarının olay yerinde inceleme yapılmadan hazırlandığını iddia eden Gedikli, 17 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. İşletmede müdür gibi hareket ettiği belirtilen tutuksuz sanık Kemal Yıldırım ise, iş güvenliği uzmanının talebi üzerine imzaladığı belgelerle ilgili savunma yaptı. Yıldırım, kazadan üç gün sonra savcılığın talebiyle imzalanan belgelerin içeriğinden haberdar olmadığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi.
Güvenlik önlemleri alınmamış
Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, facianın yaşandığı bölgenin yüzde 80 eğimli olduğunu ve hiçbir güvenlik önlemi alınmadığını belirtti. Çelik ağ, istinat duvarı veya palyeleme gibi temel mühendislik önlemlerinin eksikliğine dikkat çeken Akcan, bu tedbirlerin alınması durumunda facianın yaşanmayacağını ifade etti. Ayrıca, akaryakıt istasyonunun yıkama bölümünün ruhsatsız olarak çalıştırıldığını belirten Çiğdem Kaya, bu tür denetimsizliklerin başka canlar almaması için emsal bir karar çıkmasını beklediğini söyledi. Mahkeme heyeti, Çiğdem Kaya'nın yaşadığı uzuv ve his kaybının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar vererek duruşmayı 1 Aralık tarihine erteledi.