Yemen'in başkenti Sana'da tansiyon yeniden yükseldi. Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, stratejik öneme sahip Yemen Petrol Şirketi ve El Sabah Merkez İstasyonu çevresinde yaşayan sivillere yönelik acil bir tahliye uyarısında bulundu. Koalisyon güçleri, bölgede özel bir askeri operasyon gerçekleştireceklerini duyurarak sivil kayıpların önlenmesi adına bölgenin ivedilikle boşaltılmasını talep etti. Bu hamle, uzun süredir devam eden çatışmaların yeni bir boyuta taşınacağının işareti olarak değerlendiriliyor.
Husilerden Riyad'a doğrudan tehdit
Söz konusu tahliye çağrısına İran destekli Husilerden gelen yanıt ise oldukça sert oldu. Husiler, Sana'nın hedef alınması durumunda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ı ve ülkenin ekonomik kalbi sayılan kritik tesisleri vuracaklarını açıkladı. Yapılan açıklamada, olası bir saldırı durumunda Aramco'nun Dammam'daki merkezi, Riyad'daki Kral Halid Havalimanı ve yine Riyad'da bulunan Aramco rafinerisinin doğrudan hedef alınacağı belirtildi. Husiler, bu bölgelerde bulunan sivillerin de tahliye edilmesi gerektiğini vurgulayarak çatışmanın kapsamını genişletme tehdidinde bulundu.
Yemen'de yıllardır süren yıkım
Yemen'deki iç savaşın kökleri, Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'da kontrolü ele geçirmesine ve 2015 yılında yönetime el koymasına kadar uzanıyor. O tarihten bu yana başkent Sana ile ülkenin kuzey ve batı bölgeleri Husilerin denetiminde bulunuyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdu Rabbu Mansour Hadi'nin çağrısı üzerine 25 Mart 2015'te kurulan Arap Koalisyonu, meşru hükümeti desteklemek amacıyla askeri operasyonlara başladı. Ancak bu müdahale, ülkedeki çatışmaları durdurmak yerine derinleştirerek dünyanın en büyük insani krizlerinden birine dönüştürdü.
İnsani krizin ağır bilançosu
Yıllardır süren bu yıkıcı çatışmalar, Yemen halkı üzerinde telafisi imkansız yaralar açtı. Koalisyon güçleri ile Husiler arasındaki şiddetli çatışmaların doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle bugüne kadar 300 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ülke genelindeki devlet kurumlarının işleyişi durma noktasına gelirken, milyonlarca insan açlık, hastalık ve güvenlik tehdidi altında yaşam mücadelesi veriyor. Sana'da yaşanan son tahliye gerilimi, bölgedeki kırılgan durumun her an daha büyük bir felakete evrilebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.