Bursa'nın Gürsu ilçesinde 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen ve hukuk camiasını yasa boğan silahlı saldırının ardından, sanıkların yargılanma süreci bugün Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde resmen başladı. İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe'nin hayatını kaybettiği, ablası Elif Çalışkan'ın ise yaralandığı saldırı sonrası adliye binası önünde toplanan çok sayıda avukat, savunma hakkına yönelik bu saldırıyı protesto ederek adaletin tecelli etmesi için kararlılık mesajları verdi. Adliye önünde bir araya gelen hukukçular, meslektaşlarının anısını yaşatmak ve savunma makamının dokunulmazlığına dikkat çekmek amacıyla Avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir sloganlarıyla seslerini yükseltti.
Saldırının perde arkası ve yargılama süreci
Olayın geçmişine bakıldığında, Hatice Kocaefe'nin ablası Elif Çalışkan ile sanık Hakkı Ç. arasında süregelen ticari bir uyuşmazlık bulunduğu ve Kocaefe'nin bu süreçte ablasının vekilliğini üstlendiği ortaya çıkmıştı. Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde gerçekleşen saldırıda, Kocaefe göğsünden vurularak ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma kapsamında yürütülen titiz çalışmalar neticesinde 7 şüpheli gözaltına alınmış, Hakkı Ç. kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlamalarıyla tutuklanırken, Ali Ç. ve Esra Ü. suça azmettirme, Serkan S. suçluya yardım etme, Hakan S. ise suçluyu kayırma suçlarından cezaevine gönderilmişti. Volkan A. ve Salih U. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, tetikçi olduğu iddia edilen Hakkı Ç. için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, azmettirici oldukları öne sürülen Ali Ç. ve Esra Ü. için de aynı ceza isteniyor.
Savunma hakkına yönelik şiddete sert tepki
Duruşma öncesinde bir açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, bir meslektaşlarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesinin yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Öztosun, avukatların takip ettikleri dosyalar nedeniyle hedef haline getirilmesinin hukuk devleti açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise mesleğin icrasında karşılaşılan ölüm kültürüne karşı net bir duruş sergiledi. Sağkan, artık meslektaşlarının yasını tutmak ve sürekli basın açıklamaları yapmak zorunda kalmak istemediklerini ifade ederek, Kocaefe davasının sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve sorumluların en ağır cezayı alması için hukuki sürecin her aşamasında yer alacaklarını belirtti.
Hukuk camiasından adalet çağrısı
2026 yılı içerisinde Yalova'da avukat Zekeriya Polat'ın ve Bursa'da Hatice Kocaefe'nin doğrudan kendilerine yönelen şiddet nedeniyle hayatını kaybetmesi, avukatlara yönelik saldırıların sistematik bir boyuta ulaştığı endişesini artırdı. Adliye önündeki kalabalık, sadece bir cinayetin değil, aynı zamanda savunma hakkının da yargılandığını belirterek, bu davanın emsal teşkil etmesi gerektiğini savundu. Avukatlar, Hatice Kocaefe'nin ailesinin yanında olduklarını ve adaletin eksiksiz biçimde gerçekleşmesi için hukuki mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini yineledi. Mahkeme heyeti, tarafların ifadelerini ve delilleri değerlendirmek üzere duruşmaya devam ederken, tüm gözler sanıkların savunmalarına ve mahkemeden çıkacak karara çevrilmiş durumda. Hukuk dünyası, bu davanın savunma makamına yönelik şiddetin son bulması için bir dönüm noktası olmasını bekliyor.