Siirt genelinde fıstık hasadı için geri sayım sürerken, üreticiler tarlalarında karşılaştıkları manzara karşısında çaresiz kaldı. Bölgedeki fıstık bahçelerine dadanan yaban domuzları, sadece o yılın mahsulünü tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda çiftçilerin büyük bir sabırla yetiştirdiği ağaçların dallarını kırarak kalıcı hasarlara yol açıyor. Özellikle Kayaboğaz köyü çevresindeki arazilerde yoğunlaşan bu saldırılar, tarımsal üretimi ciddi bir tehdit altına sokmuş durumda.
Yirmi yıllık emekler hedefte
Bölge çiftçileri, yaban domuzlarının verdiği zararın boyutunun oldukça büyük olduğunu vurguluyor. Yirmi yıl boyunca gözü gibi baktıkları, her mevsim bakımını yaptıkları fıstık ağaçlarının parçalanması, üreticiler üzerinde derin bir üzüntü ve maddi kayıp yaratıyor. Gece saatlerinde bahçelere giren yaban domuzları, sessizce ilerleyerek ağaç gövdelerine ve dallarına zarar veriyor. Çiftçiler, kendi kısıtlı imkanlarıyla bahçelerini korumak için çeşitli yöntemler deneseler de, bu önlemlerin saldırıları durdurmakta yetersiz kaldığını dile getiriyor.
Üreticiler acil çözüm bekliyor
Yaşanan bu mağduriyetin her geçen gün daha da büyümesinden endişe eden üreticiler, yetkililerden acil bir müdahale bekliyor. Fıstık bahçelerindeki yıkımın önüne geçilebilmesi için profesyonel destek ve koruma yöntemlerinin devreye alınması gerektiğini belirten çiftçiler, geçim kaynaklarının korunması adına devletin desteğini talep ediyor. Siirt'te daha önceki yıllarda da benzer sorunların yaşandığı ve bağlar ile fıstık bahçelerinin domuz istilasına uğradığı biliniyor.
Hasat öncesi büyük tedirginlik
Hasat döneminin yaklaşmasıyla birlikte tarlalardaki hareketlilik artarken, domuzların yarattığı tahribatın boyutu da netleşmeye başladı. Üreticiler, bir yıllık emeklerinin karşılığını almayı beklerken, karşılaştıkları bu durum karşısında yetkililerin bir an önce harekete geçmesini ve bölgedeki yaban domuzu popülasyonuna karşı etkili bir çözüm stratejisi geliştirilmesini istiyor. Çiftçilerin yaşadığı bu zorlu süreç, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından büyük bir risk oluşturmaya devam ediyor.