Çanakkale'nin Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 25 Eylül 2025 tarihinde yaşanan ve bir gencin hayatını tamamen değiştiren şiddet olayı, adalet arayışıyla yeni bir boyuta taşındı. Henüz 15 yaşındayken sınıf arkadaşı Y.C. tarafından uğradığı saldırı sonucu ağır yaralanan ve uzun süre yoğun bakımda kalarak hayata tutunmaya çalışan Murat Duha Yıldız'ın davasında, Biga Adalet Sarayı'nda karar duruşması gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, sanık Y.C. hakkında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetti. Karar, duruşma salonu önünde adalet bekleyen ailenin tepkisine neden oldu.
Sıradan bir okul günü nasıl kâbusa dönüştü?
Olay günü okul koridorlarında yaşananlar, basit bir tartışmanın ne denli vahim sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serdi. İddiaya göre, Murat Duha Yıldız ile Y.C. arasında ayağa basma meselesi yüzünden kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Bu küçük tartışma, Y.C.'nin Murat Duha'ya attığı sert bir yumrukla şiddet sarmalına dönüştü. Darbenin etkisiyle dengesini kaybeden genç, kafasını sıraya çarparak yere yığıldı. Ancak saldırganın öfkesi bununla sınırlı kalmadı; yerde savunmasız yatan arkadaşına tekme ve yumruklarla saldırmaya devam etti. Nöbetçi öğretmenin müdahalesiyle durdurulan kavga sonrası, Murat Duha'nın kalbinin durduğu anlaşıldı. Sağlık ekiplerinin ambulansta gerçekleştirdiği yoğun müdahale sayesinde hayata döndürülen genç, kafa travması, akciğer sönmesi ve ciddi organ hasarlarıyla hastaneye kaldırıldı. 45 günü yoğun bakımda olmak üzere toplam 60 gün süren hastane sürecinin ardından taburcu edilen Murat Duha, artık yatağa bağımlı bir yaşam sürmek zorunda kaldı.
Adliye önünde adalet çığlığı
Karar duruşması öncesinde Biga Adalet Sarayı önünde toplanan Yıldız ailesi ve yakınları, ellerinde taşıdıkları dövizlerle ve attıkları sloganlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden katılan sanık Y.C.'ye verilen ceza, aile için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Anne Çiğdem Yıldız, oğlunun yaşadığı ağır tahribata dikkat çekerek, verilen cezanın vicdani karşılığının olmadığını savundu. Gözyaşları içinde konuşan anne, oğlunun artık canlı bir cenaze gibi yaşadığını belirterek, verilen cezanın bir evladın hayatının karşılığı olamayacağını ifade etti. Baba Hasan Yıldız ise oğlunun ölmediğini ancak yatağa mahkûm edildiğini hatırlatarak, hukuk mücadelesini bir üst mahkemede sürdüreceklerini vurguladı.
Hukuki süreçte itiraz yolu açık
Kararı değerlendiren ailenin avukatı Şeyma Çimendere, mahkemenin takdiri indirim uygulamasına sert tepki gösterdi. Sanığın daha önce adli sicil kaydının bulunmaması ve duruşmadaki tutumunun indirim nedeni olarak kabul edilmesinin, toplum vicdanını zedelediğini belirten Çimendere, kanunların değişen toplumsal şartlara göre revize edilmesi gerektiğini savundu. Avukat Çimendere, olay tarihindeki yasal düzenlemelerin lehe sonuç doğurduğunu ancak bu durumun kabul edilemez olduğunu belirterek, kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı. Yargı denetimine tabi olan bu kararın, üst mahkemede bozulması için tüm hukuki yolların sonuna kadar zorlanacağı ifade edildi. Aile, oğullarının yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve adaletin tecelli etmesi için kararlı olduklarını her fırsatta dile getiriyor.