Bolu Belediyesi’ni sarsan ve kamuoyunun yakından takip ettiği icbar suretiyle irtikap davasında, yargı süreci hız kesmeden devam ediyor. Toplam 19 sanığın yargılandığı ve 4 ismin tutuklu bulunduğu davanın üçüncü celsesi, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda oluşturulan özel mahkeme alanında gerçekleştirildi. Cumhuriyet savcısının 217 yıla kadar hapis cezası talep ettiği ve artık karar aşamasına yaklaşılan bu kritik dosyada, duruşmanın ilk günü yoğun bir savunma trafiğine sahne oldu.
Duruşma salonunda SEGBİS gerilimi
Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan, mahkeme heyetinden duruşma salonunda fiziken hazır bulunma talebinde bulunmuştu. Ancak mahkeme heyeti, güvenlik ve prosedür gerekçeleriyle bu talebi reddetti. Bunun üzerine Özcan, tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ile birlikte duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ise mahkeme salonunda bizzat hazır bulunduruldu.
Altı başlıkta kapsamlı savunma
Gün boyu süren oturumda, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanıklar ve avukatları söz aldı. Tanju Özcan, kendisine yöneltilen suçlamaları çürütmek adına oldukça detaylı bir savunma stratejisi izledi. Özcan, savunmasını marketler, ruhsat işlemleri, kurban bağışları, hakediş ödemeleri, beton alımları ve kafe işletmeleri olmak üzere altı ayrı ana başlık altında topladı. Bu başlıklar üzerinden iddialara yanıt veren Özcan ve avukatlarının gün boyu süren savunma maratonu, akşam saatlerinde nihayete erdi.
Yarın sabah kaldığı yerden devam
Mahkeme heyeti, savunmaların tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabah saat 09.00’da devam edilmek üzere ara verdi. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen bu dava, yerel yönetimlerdeki işleyişe dair önemli iddiaları barındırması nedeniyle dikkatle izleniyor. Yarınki oturumda, savunmaların ardından sürecin nasıl şekilleneceği ve mahkemenin nihai karara ne kadar yaklaştığı merak konusu olmaya devam ediyor. Dava dosyası, belediye bünyesindeki idari süreçlerin hukuki sınırlarını belirleyecek olması açısından da büyük önem taşıyor.