Çanakkale'de 30 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen ve restoratör Tuğba Yavaş'ın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trajik olay, hukuk mücadelesinde yeni bir evreye girdi. Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi'ndeki bir apartmanın 5. katından park halindeki motosikletin üzerine düşerek hayatını kaybeden 39 yaşındaki Yavaş'ın ölümüyle ilgili yürütülen yargı sürecinde, 7'nci duruşma gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, davanın seyri açısından büyük önem taşıyan bir karara imza atarak, dosyanın görevsizlik kararıyla Çanakkale Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.
Olayın arka planı ve hukuki süreç
Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Tuğba Yavaş'ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş'ın ifadesine başvurulmuş ve ardından şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Alptekin Yavaş hakkında 'başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi' suçlamasıyla Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Süreç içerisinde sanığın avukatlarının yaptığı itirazlar sonucunda Alptekin Yavaş tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış ve dava süreci Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde devam etmişti. Ancak bugün görülen 7'nci duruşmada, mahkeme heyeti davanın niteliğini değiştirerek dosyayı daha üst bir mahkemeye taşıdı.
Mahkemeden keşif ve görevsizlik kararı
Gerçekleştirilen duruşmada, Tuğba Yavaş'ın yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Hakim, sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş'ın tutuksuz yargılanma halinin devamına karar verirken, olayın aydınlatılması amacıyla yerinde keşif yapılmasına hükmetti. En dikkat çekici gelişme ise davanın 'eşe karşı kasten öldürme' suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kanaat oldu. Bu doğrultuda mahkeme, görevsizlik kararı vererek dava dosyasını Çanakkale Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk etti. Bu karar, davanın artık çok daha ağır bir suçlama üzerinden yürütüleceği anlamına geliyor.
Hukukçulardan karara destek
Kararın ardından açıklamalarda bulunan İstanbul Barosu avukatlarından Türkan Kara, gelinen noktayı adaletin tecellisi adına kritik bir adım olarak nitelendirdi. Kara, yüksekten düşme vakalarının her zaman şüpheyle karşılanması gerektiğini belirterek, etkin bir soruşturma yürütüldüğünde bu tür olayların altından genellikle cinayet suçunun çıktığını ifade etti. İki yıla yakın süredir maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için mücadele verdiklerini vurgulayan Kara, balkondan düşme vakalarına somut deliller olmadan inanmadıklarını dile getirdi. Tuğba Yavaş'ın adaleti tam anlamıyla sağlanana kadar hukuk mücadelesinin kararlılıkla devam edeceğini belirten avukatlar, mahkemenin görevsizlik kararının hukuka uygun ve yerinde bir adım olduğunu savundu. Dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınmasıyla birlikte, sanık Alptekin Yavaş'ın yargılanma süreci çok daha kapsamlı bir hukuki zeminde yeniden şekillenecek.