İstanbul'un Anadolu Yakası'nda peş peşe yaşanan ve kamuoyunda büyük tedirginlik yaratan iki ayrı silahlı saldırı, emniyet birimlerinin titiz çalışmasıyla aydınlatıldı. Pendik'te görevi başında olan bir kuryenin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayın, aslında bir hedef şaşırma vakası olduğu anlaşıldı. Saldırganların, kuryenin kullandığı araçla hedef aldıkları kişinin aracının aynı marka ve model olması nedeniyle büyük bir hataya düştükleri belirlendi. 15 Ekim tarihinde Ahmet Yesevi Mahallesi'nde yaşanan bu talihsiz olay, suç örgütlerinin ne kadar pervasızca hareket edebildiğini gözler önüne serdi.
Kesişen yollar ve ortaya çıkan bağlantılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, 24 Ekim tarihinde Ümraniye Cemil Meriç Mahallesi'nde gerçekleşen bir başka saldırıyı mercek altına aldı. Uzun namlulu silahların kullanıldığı ve bir kişinin ağır yaralandığı bu olayda, mağdurun cep telefonunda bulunan tehdit içerikli mesajlar kilit rol oynadı. Ekipler, saldırıda kullanılan ve Kayseri'den çalıntı olduğu tespit edilen aracın Pendik'te yanmış halde bulunmasıyla iki olay arasındaki bağlantıyı kurmayı başardı. Olay güzergâhında ele geçirilen uzun namlulu silah, suç örgütünün izini sürmek için en önemli delil haline geldi.
Operasyon düğmesine basıldı
Yapılan derinlemesine incelemeler sonucunda, her iki saldırının da aynı suç örgütü tarafından organize edildiği kesinleşti. İstanbul'un Sancaktepe ve Avcılar ilçeleri ile Sakarya'da eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda, saldırıları gerçekleştiren tetikçiler, azmettiriciler ve örgütle bağlantılı toplam 15 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Operasyon sırasında yapılan aramalarda, suç örgütünün cephaneliği de gün yüzüne çıkarıldı. Ele geçirilenler arasında 2 adet 9 mm otomatik tabanca, 5 adet şarjör, 1 adet standart tabanca ve saldırılarda kullanılan 1 adet AK-47 uzun namlulu tüfek yer aldı.
Adalet önünde hesap veriyorlar
Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adli süreç hızla başlatıldı. 27 Ekim tarihinde adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden 2'si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 4 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturmanın devamında, geri kalan 9 şüpheli de 28 Ekim tarihinde hakim karşısına çıkarılmak üzere adli makamlara sevk edildi. İstanbul sokaklarında dehşet saçan bu suç örgütünün çökertilmesiyle birlikte, bölgedeki huzuru bozmaya çalışan diğer odaklara karşı da kararlı bir mesaj verilmiş oldu. Emniyet güçlerinin yürüttüğü bu kapsamlı çalışma, suçluların izini sürmede teknolojinin ve saha istihbaratının ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.