Türkiye’nin yakından takip ettiği Yenidoğan Çetesi davasının dokuzuncu duruşmasında, dosyaya giren bin 284 sayfalık kapsamlı bilirkişi raporu skandalın boyutlarını gözler önüne serdi.
İstanbul Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda infial yaratan Yenidoğan Çetesi davasında yargı süreci hız kazandı. Bebekleri anlaşmalı oldukları özel hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağladıkları ve ihmaller zinciriyle ölümlerine sebebiyet verdikleri iddia edilen 62 sanık, bugün tekrar hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyetinin daha önce talep ettiği Adli Tıp Kurumu (ATK) 3’üncü Üst Kurulu’nun hazırladığı rapor, davanın seyrini değiştirecek nitelikte veriler içeriyor.
37 uzman hekimin imzasıyla sunulan bin 284 sayfalık devasa dosyada, hayatını kaybeden bebeklerin tıbbi süreçleri tek tek incelendi. Rapor, bazı bebeklerin ölümünde ihmallerin doğrudan belirleyici olduğunu ortaya koydu.
İhmal ve ölüm arasındaki illiyet bağı
Raporun genelinde, Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve ismi henüz konulmamış Kaya bebeğin süreçlerinde ciddi tıbbi eksiklikler tespit edildi. Uzmanlar, bu bebeklerin ölümleri ile uygulanan yanlış tedaviler arasında illiyet bağı bulunduğunu ancak zamanında müdahale edilse dahi kurtulma ihtimallerinin kesin bir dille ifade edilemeyeceğini belirtti.
Üç bebek için umut vardı
Raporun en çarpıcı kısmı ise kurtarılma ihtimali yüksek olan üç bebeğe dair tespitler oldu. Havvanur Karakoç bebeğin yetersiz beslenme ve uygunsuz bakım nedeniyle hayatını kaybettiği vurgulanırken, doğru bir tedavi protokolüyle yaşama şansının yüksek olduğu kaydedildi.
Öykü Helvacı bebeğin durumunda ise uzman hekim eksikliği ve tıp kurallarına aykırı resüsitasyon işlemleri öne çıktı. Kurul, uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması durumunda bebeğin hayatta kalabileceğini raporladı. Benzer şekilde, Serdarova bebeğin de tanı ve tedavi sürecindeki hatalar nedeniyle kaybedildiği, zamanında doğru müdahale yapılsaydı bebeğin kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu vurgulandı.
Mahkeme heyeti, tarafların rapor üzerindeki savunmalarını dinlemeye devam ederken, 37 hekimin imzasını taşıyan bu teknik verilerin karar aşamasında belirleyici olması bekleniyor.