Aydın'ın Kuşadası ilçesinde yaşayan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına layık görülen 43 yaşındaki neyzen Kerem Tufan, hayatını Türk musikisinin en köklü enstrümanlarından biri olan neye adadı. Lise yıllarında tesadüfen duyduğu bir ney melodisiyle başlayan bu derin bağ, zamanla profesyonel bir sanat yolculuğuna dönüştü. Bugün, Kuşadası'nın tarihi Kaleiçi bölgesindeki bedestende çalışmalarını sürdüren Tufan, sadece ney icra etmekle kalmıyor, aynı zamanda bu kadim sazın ustalık gerektiren üretim sürecini de bizzat yürütüyor.

Kamışın sanata dönüşen yolculuğu
Ney yapımına sekiz yıl önce öğrencilerine kaliteli enstrümanlar temin etmek amacıyla başladığını ifade eden Kerem Tufan, bu sürecin büyük bir sabır ve titizlik gerektirdiğini vurguluyor. Ney yapımı için en uygun kamışların Hatay ve Adana bölgelerinden temin edildiğini belirten Tufan, ham maddenin doğru zamanda kesilmesinin ve en az iki yıl boyunca uygun koşullarda kurutulmasının hayati önem taşıdığını dile getiriyor. Günümüzde ney sazının ticari bir meta haline gelerek seri üretime konu olmasından duyduğu endişeyi dile getiren usta, bu nedenle sadece kendi öğrencileri için özel olarak ney açtığını ve her bir enstrümanın arkasında büyük bir emek olduğunu belirtiyor.

Ruhun ve bedenin şifacısı
Tasavvufta yedi esmayı temsil eden yedi deliğiyle bilinen ney, üflemeli çalgılar arasında öğrenilmesi en zor ve sabır isteyen enstrümanların başında geliyor. Ancak Kerem Tufan'a göre, bu zorlu öğrenme süreci beraberinde büyük bir huzuru ve şifayı getiriyor. Ney üflemenin astım, KOAH, anksiyete, depresyon ve stres gibi modern çağın getirdiği pek çok rahatsızlığa karşı olumlu etkileri olduğunu belirten Tufan, özellikle yoğun stres altında çalışan profesyonellerin bu enstrümana olan ilgisinin son yirmi yılda ciddi oranda arttığını gözlemlediğini ifade ediyor. Yurt dışındaki müzisyenlerin de neye olan merakının artması, bu kadim sazın evrensel bir değer kazandığının kanıtı olarak görülüyor.

Özel bireyler için ney terapisi
Sanatın iyileştirici gücünü toplumsal bir sorumlulukla birleştiren Kerem Tufan, ney dinletilerini özel gereksinimli çocuklar ve otizmli bireylerin tedavi süreçlerine destek olmak amacıyla da kullanıyor. Müziğin sakinleştirici ve odaklanmayı artırıcı etkisinden faydalanarak bu bireylere ulaşan Tufan, neyin sadece bir müzik aleti değil, aynı zamanda ruha dokunan bir şifa kaynağı olduğunu savunuyor. Geçmişte rahmetli Yıldız Kenter gibi önemli isimlerle aynı sahneyi paylaşma onuruna erişen Tufan, bugün ise atölyesinde hem yeni nesil neyzenler yetiştiriyor hem de bu kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bir özveriyle çalışmaya devam ediyor.

