Bandırma'da Ayşe Çınar ve Hülya Sert, modern dünyanın hızına inat el emeğiyle geçmişin izini sürüyor. İkili, atölyelerinde sadece yün ve ip değil, sabır ve gelenek dokuyor. Unutulmaya başlayan bu sanatı, mahalle sakinleri ve gençlerle buluşturarak yeniden bir yaşam biçimi haline getirmeyi hedefliyorlar.
GEÇMİŞİN İZLERİ TEZGÂHA YANSIYOR
Ayşe Çınar, otuz yıllık tecrübesiyle artık dokumanın sadece bir üretim olmadığını savunuyor. Çınar'a göre her düğüm, dokuyanın o anki hislerini ve hatıralarını taşıyor. Atatürk silüeti gibi zorlu desenleri bile ilmek ilmek işleyen bu ekip, dokuma sanatının temel tekniklerini de öğrenmek isteyenlere aktarıyor. Ön ve arka tellerin ayrılmasıyla başlayan süreç, sabırla işlenen düğümlerle sanat eserine dönüşüyor.
YENİ NESİL İLMEK ATMAYI ÖĞRENİYOR
Hülya Sert ise özellikle gençlerin ve çocukların bu kadim sanatla bağ kurması için çalışıyor. Kurdukları ortak tezgâhla, yoldan geçen herkesin bir ilmek atıp kendi imzasını bırakmasını sağlıyorlar. Böylece dokunan halı sadece bir eşya değil, Bandırma’nın kolektif bir hatırası haline geliyor. Gençlere desen kodlamayı ve el emeğinin değerini öğreten ikili, dokuma sanatını yeniden hayatın merkezine yerleştirmeyi amaçlıyor.