Güney Marmara Bölgesi'nde zeytin bahçelerinde hummalı bir çalışma dönemi başladı. Bandırma'nın Hıdırköy Mahallesi'nde tam 31 yıldır toprağı işleyen Ziraat Mühendisi Hayri Onur Eken, bölgedeki zeytin hasadının mevcut durumunu ve üreticinin yaşadığı derin ekonomik sıkıntıları gözler önüne serdi. Bu yıl ağaçların verim açısından oldukça cömert davrandığı bir var yılı yaşanmasına rağmen, çiftçinin yüzü bir türlü gülmüyor. Hasat edilen ürünlerin bolluğu, artan üretim giderleri karşısında eriyip gidiyor.
Maliyetler kazancı gölgede bırakıyor
Üretim sürecinin her aşamasında hissedilen maliyet artışları, çiftçinin belini bükmüş durumda. Hayri Onur Eken'in paylaştığı verilere göre, sadece zeytin toplama işleminin kilogram başına maliyeti 20 TL seviyelerine ulaşmış durumda. Toplam üretim maliyetleri hesaplandığında ise kilogram başına en az 60 TL gibi ciddi bir rakam ortaya çıkıyor. Oysa piyasada yağlık zeytin için beklenen satış fiyatı 35 ile 40 TL bandında seyrediyor. Bu tablo, üreticinin emeğinin karşılığını almasının matematiksel olarak imkansız olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eken, mevcut piyasa koşullarında çiftçinin para kazanmasının mümkün olmadığını vurguluyor.
Tane boyutu küçük verim yüksek
Hıdırköy'deki bahçelerde gözlemlenen bir diğer önemli detay ise zeytinlerin tane iriliği ile ilgili. Bu sezon zeytin taneleri geçen yıllara kıyasla daha küçük bir yapıda olsa da, ağaçlardaki toplam verim miktarı oldukça tatmin edici düzeyde. Avrupa'da, özellikle İspanya gibi büyük üretici ülkelerde yaşanan kuraklık krizi, küresel zeytin arzını olumsuz etkilerken, Türkiye'deki bu verimli sezonun ekonomik bir kazanca dönüşememesi üreticiyi düşündürüyor. Çiftçiler, ürünün bol olduğu bir yılda bile maliyetlerin altında ezilmenin hayal kırıklığını yaşıyor.
Zeytinyağında kalite ve fiyat karmaşası
Zeytinyağı piyasasında da durum, zeytin fiyatlarındaki belirsizliğe paralel olarak oldukça karışık bir seyir izliyor. Kendi üretim süreçlerinde zeytinyağının maliyetinin yaklaşık bin 700 TL civarında olduğunu belirten Eken, bu ürünün 2 bin TL gibi bir bedelle satışa sunulabildiğini ifade ediyor. Ancak piyasada 800 ile bin TL gibi çok daha düşük fiyatlarla satılan yağların varlığı, sektördeki kalite ve güven sorununu derinleştiriyor. Sektör temsilcileri, piyasadaki sahte ve karışım yağların, gerçek üreticinin emeğini ve piyasa dengelerini ciddi şekilde bozduğuna dikkat çekiyor. Güney Marmara genelinde hasat çalışmaları önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşacak olsa da, üreticinin gözü kulağı maliyetleri dengeleyecek bir fiyat düzenlemesinde kalmaya devam ediyor.