Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesinde yürütülen dikkat çekici bir bilimsel çalışma, biyoteknoloji dünyasında yeni bir kapı aralamaya hazırlanıyor. Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Dursun Kısa’nın liderliğinde başlatılan proje, göz lensinde bulunan proteinlerin alışılagelmişin dışında bir amaçla, yani biyoaktif peptit kaynağı olarak değerlendirilmesini hedefliyor. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında kabul gören bu çalışma, biyolojik materyallerin yeniden işlenerek yüksek katma değerli bileşenlere dönüştürülmesini amaçlayan vizyoner bir yaklaşımı temsil ediyor.
Atıl durumdaki materyaller değer kazanıyor
Projenin temelinde, kullanım potansiyeli oldukça sınırlı görülen biyolojik dokuların, modern bilimsel yöntemlerle nasıl katma değerli ürünlere dönüştürülebileceği sorusu yatıyor. Araştırma ekibi, göz lensi proteinlerini bir hammadde olarak ele alarak, bu yapıların içerisindeki gizli potansiyeli ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Çalışmanın akademik kadrosunda Prof. Dr. Dursun Kısa’ya, BARÜ Fen Fakültesinden Arş. Gör. Dr. Kübra Sena Baş Topcu, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Eczacılık Fakültesinden Doç. Dr. Zafer Ömer Özdemir ve bursiyer olarak yüksek lisans öğrencisi Kübra Karaman eşlik ediyor. Bu disiplinler arası iş birliği, projenin hem teorik hem de uygulamalı aşamalarında kapsamlı bir analiz süreci yürütülmesini sağlıyor.
İleri teknolojiyle moleküler analiz
Araştırma süreci, göz lensi proteinlerinin enzimatik yöntemlerle parçalanarak peptitlere dönüştürülmesiyle başlıyor. Elde edilen bu peptitlerin biyolojik aktiviteleri; enzim inhibisyonu, antimikrobiyal özellikler ve hücre kültürü temelli testler gibi çeşitli yöntemlerle mercek altına alınıyor. Bilim insanları, biyolojik aktivite gösteren peptitleri belirledikten sonra, bu moleküllerin yapısal sırlarını çözmek için nanoLC-MS/MS gibi ileri analitik tekniklerden faydalanacak. Ayrıca, elde edilen peptit dizilerinin işlevsel özellikleri, bilgisayar destekli in silico analizlerle detaylı bir şekilde değerlendirilecek. Bu yöntem, moleküllerin potansiyel kullanım alanlarının önceden tahmin edilmesine olanak tanıyarak araştırmanın verimliliğini artırıyor.
Geleceğin biyoteknolojik uygulamalarına temel
Projenin nihai hedefi, sadece mevcut proteinlerin analiz edilmesi değil, aynı zamanda bu çalışmanın gelecekteki daha kapsamlı araştırmalar için sağlam bir temel oluşturmasıdır. Elde edilecek verilerin, biyolojik işlev gösteren moleküllerin ilaç sanayisi veya diğer biyoteknolojik alanlarda nasıl kullanılabileceğine dair önemli ipuçları sunması bekleniyor. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya da bu yenilikçi projeyi yakından takip ederek, Prof. Dr. Dursun Kısa ve ekibini tebrik etti. Rektör Akkaya, üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini artıran bu tür çalışmaların, akademik başarıyı taçlandırdığını ve bölgeden ulusal çapta ses getiren projelere imza atılmasının gurur verici olduğunu vurguladı. Bu çalışma, atık olarak görülebilecek biyolojik materyallerin bilimsel bir dokunuşla nasıl birer hazineye dönüşebileceğinin somut bir örneği olarak literatürdeki yerini almaya hazırlanıyor.