Bilecik merkeze sadece 10 kilometre mesafede bulunan Çukurören köyü, her yıl sonbahar aylarında eşsiz bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Köydeki hemen hemen her evin balkonunu, çatısını ve duvarlarını kaplayan parlak kırmızı biberler, adeta bir tabloyu andıran manzaralar oluşturuyor. Yaklaşık 160 yıl önce bölgeye gelen göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri ata tohumlarıyla başlayan bu geleneksel üretim, günümüzde de aynı özenle sürdürülüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından desteklenen iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirilen bu özel ürün, sadece lezzetiyle değil, köyün çehresini değiştiren estetik görüntüsüyle de dikkatleri üzerine çekiyor.
Geleneksel yöntemlerle gelen tescilli lezzet
Çukurören biberinin hikayesi, mart ayında seralarda başlayan titiz bir süreçle şekilleniyor. Çimlerin yetiştirilmesi, bahçelere aktarılması ve aşılama süreçlerinin ardından olgunlaşan biberler, hasat edildikten sonra kadınların ellerinde adeta birer boncuk gibi iplere diziliyor. 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili alan bu ürün, genetik yapısı korunarak nesilden nesile aktarılıyor. Köy muhtarı Muhittin Dündar, biberin kalitesinin yetiştiği toprağın ve suyun karakteristik özelliklerinden kaynaklandığını vurguluyor. Üreticiler, bu meşakkatli süreci 160-170 yıldır aynı sadakatle devam ettirerek, ürünün aromasını ve özgünlüğünü korumayı başarıyorlar.
Fotoğraf tutkunlarının yeni rotası
Köyün kırmızıya bürünmüş bu büyüleyici hali, sadece yerel halkın değil, Türkiye'nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçılarının ve gezginlerin de ilgisini çekiyor. Köyün tanıtımı için üniversite iş birliğiyle evlerin duvarlarına resimler çizilirken, düzenlenen turlar sayesinde bölge turizmi de canlanıyor. Ziyaretçiler, kurutulmak üzere iplere dizilen biberlerin oluşturduğu o doğal stüdyo ortamında unutulmaz kareler yakalama fırsatı buluyor. Köy halkı, gelen misafirleri ağırlamaktan ve bu kadim geleneği paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ediyor.
Emek yoğun bir üretim süreci
Biber dizme işlemini boncuk dizmeye benzeten üretici Fatma Güney, ürünün fiyatı konusunda yapılan eleştirilere ise emek vurgusuyla yanıt veriyor. Tohumun çimlendirilmesinden sulamaya, gübrelemeden günlerce süren dizim işlemine kadar her aşamanın büyük bir sabır gerektirdiğini belirten Güney, kadınların yere oturarak saatlerce süren bu zahmetli çalışmayı büyük bir özveriyle gerçekleştirdiklerini anlatıyor. Geçen yıla oranla üretimde artış yaşanırken, fiyatlar da maliyetlere paralel olarak 500 ila 600 TL bandında seyrediyor. Kurutulup öğütüldükten sonra başta Marmara ve Ege bölgeleri olmak üzere ülkenin dört bir yanına kargo yoluyla gönderilen Çukurören biberi, hem sofralara lezzet katmaya hem de köy ekonomisine önemli bir katkı sağlamaya devam ediyor.