Havadis | Bilecik | Lise koridorlarında başlayan tutku: Bir öğretmenin dokunuşuyla geleneksel sanata adanmış bir ömür

Lise koridorlarında başlayan tutku: Bir öğretmenin dokunuşuyla geleneksel sanata adanmış bir ömür

Bilecik'te düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni'nde ebru sanatındaki ustalığıyla dikkatleri üzerine çeken Büşra Sayi Çelik, 2018 yılında bir öğretmeniyle tanışmasının ardından geleneksel sanatlar dünyasına adım atarak bu kadim mirası yaşatmayı sürdürüyor.

Bilecik'te düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni'nde ebru sanatındaki ustalığıyla dikkatleri üzerine çeken Büşra Sayi Çelik, 2018 yılında bir öğretmeniyle tanışmasının ardından geleneksel sanatlar dünyasına adım atarak bu kadim mirası yaşatmayı sürdürüyor.

Lise koridorlarında başlayan tutku: Bir öğretmenin dokunuşuyla geleneksel sanata adanmış bir ömür
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi, geçtiğimiz günlerde yurdun dört bir yanından gelen zanaatkarları ağırlayan Yaşayan Miras Şöleni'ne ev sahipliği yaptı. Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin temsilcilerinin hünerlerini sergilediği bu özel etkinlikte, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken isimlerden biri Bursa'dan gelen ebru sanatçısı Büşra Sayi Çelik oldu. Sanatçının teknenin başında sergilediği performans, izleyicileri adeta büyüleyerek geleneksel sanatlara olan ilgiyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Bir öğretmenin rehberliğinde sanat yolculuğu

Büşra Sayi Çelik, ebru sanatıyla tanışma hikayesinin lise yıllarına dayandığını ifade ediyor. Sanat yolculuğunun dönüm noktasını ise 2018 yılında kıymetli hocası Alparslan Babaoğlu ile yollarının kesişmesi olarak tanımlıyor. O günden bu yana çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren Çelik, üniversite eğitimi boyunca da bu tutkusundan vazgeçmediğini belirtiyor. Ebru sanatının dışarıdan bakıldığında oldukça kolay ve sonuç odaklı bir süreç gibi algılandığını, ancak işin mutfağında ciddi bir emek ve sabır yattığını vurguluyor.

Doğal malzemelerle sabır isteyen hazırlık süreci

Sanatın en zahmetli kısmının hazırlık aşaması olduğunu belirten Çelik, kullanılan tüm malzemelerin doğal kaynaklardan elde edildiğini anlatıyor. Özellikle büyükbaş hayvanların ödünün kaynatılıp boyalara damlatılmasıyla elde edilen karışımın, suyun yüzeyinde boyaların açılmasını sağladığını ifade ediyor. Kıvamın tutturulması ve belli kaideler çerçevesinde desenlerin oluşturulması, saatler süren bir hazırlık sürecini beraberinde getiriyor. Çelik, bu sürecin sonunda ortaya çıkan eserlerin cilt sanatından kitap ayraçlarına, pervazlardan duvarları süsleyen tablolara kadar geniş bir yelpazede kullanıldığını dile getiriyor.

İzleyicilerin gözündeki merak ve sanatın iyileştirici gücü

Ebru sanatının en büyüleyici yanının, desenlerin suyun üzerinde şekillenip hiç bozulmadan kağıda aktarılması olduğunu söyleyen Büşra Sayi Çelik, izleyicilerin bu süreci büyük bir hayranlıkla takip ettiğini belirtiyor. Özellikle özel gereksinimli çocukların bu sanata gösterdiği yoğun ilginin kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden sanatçı, teknenin başında saatlerce vakit geçirdiğini ve zamanın nasıl aktığını anlamadığını dile getiriyor. İnsanların gözlerindeki o meraklı bakışları görmenin, bu kadim sanatı yaşatmak için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu sözlerine ekliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız