Burdur'da bir aile trafik ekipleriyle hiç beklemedikleri bir pazarlığın içine girdi. Gece yarısı ihbar üzerine durdurulan otomobilde ehliyetsiz bir sürücü vardı. Polis tutanak tutarken genç sürücünün ilk hamlesi babasını aramak oldu. Baba yardıma koştu ama kendi derdiyle geldi.
Oğlunun imdadına yetişti, kendi cezasını katladı
Polis, Hızır İlyas Mahallesi'nde ihbar edilen aracı durdurdu. Kontrolde direksiyonda ehliyetsiz bir sürücü vardı. Ekipler hem sürücüye hem araç sahibine 80 bin lira ceza kesti. Araç sahibi olan oğul, durumu babasına bildirdi. Baba İ.K. olay yerine otomobiliyle geldi. Ancak polis, babanın hal ve hareketlerinden şüphelendi. Yapılan kontrolde babanın alkollü olduğu anlaşıldı. Üstelik ehliyeti de daha önce 2030'a kadar alınmıştı.
Üflemeyi reddetti, ceza katlandı
Polis baba İ.K.'ya alkolmetre uzattı. Baba üflemeyi reddetti. Bu reddiye, cezayı büyüttü. Polis ekipleri İ.K.'ya trafik maddelerinden toplam 400 bin lira idari para cezası uyguladı. Ehliyetine el konulma süresi de 2030'dan 2035'e uzatıldı. Yani baba, oğlunun cezasını kurtarmaya gelirken kendi ehliyetinden 5 yıl daha oldu. Otomobil çekiciyle otoparka götürüldü.
Peki bu ne anlama geliyor?
Bu olay, trafikte "beni tanımazlar" ya da "bir şey olmaz" demenin nelere mal olacağının net bir örneği. Ehliyetsiz araç kullanmak, alkollü direksiyon başına geçmek ve polisin yaptığı testi reddetmek; her biri ayrı ayrı cezalandırılıyor. Üstelik cezalar caydırıcı olmaktan çok, hayatı doğrudan etkiliyor. 400 bin lira, birçok ailenin yıllık gelirine denk. Ehliyetin 2035'e kadar alınması ise uzun yıllar araç kullanamamak demek.
Bundan sonra ne olur?
Baba İ.K. için süreç bitmiş değil. Alkolmetreyi reddetmenin cezası para ve ehliyetle sınırlı kalmıyor. Savcılık, "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" kapsamında ayrıca soruşturma başlatabilir. Bu durumda baba, oğlunun ehliyetsiz kullanımından doğan cezayla birlikte, kendi alkollü direksiyon başına geçmesinin cezasını adliyede de ödeyebilir.