Yıllardır kalp rahatsızlıklarıyla mücadele eden ve defalarca ameliyat masasına yatan 76 yaşındaki Şükran Can, son dönemde yaşadığı nefes darlığı ve halsizlik şikayetleri nedeniyle adeta yaşam enerjisini kaybetmişti. Yılın yarısını Almanya'da, diğer yarısını ise İzmir'de geçiren Can, hem yurt dışında hem de Türkiye'nin farklı merkezlerinde aylarca süren tedavilere rağmen bir türlü iyileşemedi. Tam Almanya'ya geri dönmeyi planladığı sırada, yakınlarının tavsiyesi üzerine Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin kapısını çalan Can için süreç, tıp dünyasında büyük yankı uyandıran bir başarı hikayesine dönüştü.

Riskli sürece karşı teknolojik çözüm
Hastanede yapılan detaylı tetkikler, 76 yaşındaki hastanın kalbindeki metalik aort kapağının ciddi şekilde daraldığını ve işlevini yitirdiğini ortaya koydu. Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Konseyi tarafından değerlendirilen vaka, hastanın akciğer kapasitesinin düşüklüğü ve daha önce geçirdiği operasyonlar nedeniyle yüksek riskli olarak sınıflandırıldı. Geleneksel yöntemlerle üçüncü kez açık kalp ameliyatı olması gereken Şükran Can için bu durum, hayati tehlike anlamına geliyordu. Ancak uzman ekip, dünyada sadece birkaç merkezde uygulanan ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilecek olan Valve-in-Valve TAVI yöntemini devreye almaya karar verdi.

Göğüs kafesi açılmadan gelen şifa
Operasyon, 1 Eylül tarihinde büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Yaklaşık 45 dakika süren müdahalede, hastanın göğüs kafesi açılmadan kasıktaki damarlar üzerinden kalbe ulaşıldı. İşlevini yitiren metalik aort kapağının içerisine biyoprotez kapak yerleştirilerek kan akışı yeniden düzenlendi. Prof. Dr. Hasan Arı liderliğindeki ekip, operasyon öncesinde tüm komplikasyonları A, B ve C planları şeklinde hazırlayarak süreci kusursuz bir şekilde yönetti. Yoğun bakım ve klinik gözlem sürecinin ardından hızla toparlanan Şükran Can, kısa sürede yürüyebilir ve günlük aktivitelerini gerçekleştirebilir hale geldi.

Umutların tükendiği noktada gelen karar
Şükran Can'ın kızı Nevin Can, annesinin Almanya'daki kalp merkezlerinde tedavi gördüğünü ancak artık açık ameliyatı kaldıramayacak durumda olduğunu belirterek o kritik anları şöyle anlattı: Annem artık uçak yolculuğunu bile yapamayacak kadar yorgundu. Tam Almanya'ya gitmek üzereyken Bursa'daki doktorlarımızın bu yöntemi uygulayabileceğini öğrendik. Açık ameliyat bizim için bir seçenek değil, bir zorunluluktu ancak bu yeni yöntem bir umut ışığı oldu. Bugün annemizin sağlığına kavuşmuş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Şükran Can ise 1980 yılından beri süren kalp mücadelesinde ilk kez bu kadar rahat nefes aldığını ifade ederek, kendisini hayata bağlayan ekibe minnettar olduğunu dile getirdi.




